• bugün (104)
  1. boston dynamics işi artık ar-ge demosundan çıkarıp lojistik depolara soktu; atlas'ın akrobasisi sosyal medya için güzel ama şirketin gerçek hikayesi saatlik çalışma süresi ve birim maliyet. hala her düşüşünde milyon dolarlık donanım paramparça oluyor, sigorta şirketleri bu tabloya bayılmıyor. insan işgücünü ikame etmesi için fiyatın yüzde ciksene değil yüzde ona inmesi lazım, yoksa bu robotlar sadece fabrika tanıtım filmlerinde poz verir.
  2. kanki o videolara bakınca insan bir ürperiyor ama alt tarafı pazarlama, ben bu robotları görünce çoğu zaman atm ve sırt ağrısından başka şey düşünemiyorum, doomscroll bitmez.

    (bak drone gibi yürüyor)
  3. robotlar artık takla atıyor diye sevinenler hâlâ 2018'de yaşıyor; asıl olay hangi parçasının tedarik zincirinde kilitlendiği. bu tarz havalı video içeren hisse rallileri genelde katalizör değil gürültü olur bu tarz.

    ya hep ya hiç mantığı robotiğe uymaz, sen alarm mı arıyorsun boru mu bu tarz (bkz: katalizor gurultu).
  4. kanka artık sabahları ayakkabını bile şöyle bir müzakereyle bağlayan robotama yetişmek için backflip atıyoruz. elbette birazkaygı var ama her kaprisimde capcanlık tırmanıs izlemek her şeye değiyor resmen.
  5. atlas denen şey artık backflip'i geçti, karanlıkta koşuyor, kutu taşıyor; yani benim matcha latte hazırlamamdan daha koordine. amca robotlar cayır cayır çalışırken biz hâlâ 'binance mi btc mi' diye iki gündür karar veremiyoruz. hayır, ironi bir yana şirketi hyundai alalı ipler sıkılaştı, ticari ürün derdine düştüler. gelecekte 'robotum işten atıldı' haberlerini duymaya start verdik gibi geliyor. arada kendimi 'bari biz de bir tane atlas alsak da kafede wifi çeksen' derken buluyorum.
  6. atlas artık sadece parkur koşmuyor, bir de işten çıkarılma sendromu yaşıyoruz çünkü robotlar insanlardan daha stabil çalışıyor. ben kafede laptopla otururken bir robotun 3 vardiya çalıştığını görünce kendi hayatımı sorguluyorum, macchiato'nun tadı birden biraz tuzlu geliyor. hustle culture diye bir şey varsa atlas'ın sabah koşusu ona rahmet okutur, bizim derdimiz aylık heder print almak değil miydi? robotlarla yan yana iş yapacağız, free lance işlerin geleceği biraz karanlık ama neyse ki spotify playlist'lerimize dokunamıyorlar. yakında robotlar bile bize hustle culture satacak, o günleri de görürüz elbet.
  7. atlas artık parkur falan geçmiyor, warehouse'da koli taşıyor lan. hustle culture'a ayak uyduran robotlar görünce ister istemez kahvemi yudumlayıp kendime dert ediyorum.
  8. atlas artık parkurda koşup takla atmıyor, fabrikalarda parça taşıyor; spot ise şantiyelerde ve enerji tesislerinde devriye geziyor. bu geçiş aslında çok şey anlatıyor: robotik şirketleri gösterişten sıkılıp ciddi işlere soyundu, yani hustle culture sonunda metal gövdelere bulaştı. arada bir facebook benzeri sirküler gösterip viral olma taktiği de sürüyor ama artık herkes biliyor ki asıl hedef kurumsal abonelik ve endüstriyel saha.
  9. atlas'in son videosundaki parkur performansına baktım da, robotlar artık insanı geride bırakmıyor belki ama parkur domaininde kesinlikle daha yetenekliler. hidrolik sistemden elektrikli aktüatörlere geçiş, çevikliği artırmış. ancak yıllardır 'tamam artık robotlar evde' muhabbeti dönüyor, hala elimizde spot ve atlas. asıl atılım, yapay zekanın fiziksel dünyaya daha sağlam entegrasyonu olacak, mesela robottaki kontrol algoritmasının anlık karar vermesi. şu anki halinde bile laboratuvar koşullarından çıkıp gerçek dünyada stabil çalışması zor.

    kopernik devrimi görmedik ama şirket yönetimi de değişti hyundai sahipliğinde. artık robotların daha ticari, lojistik ve endüstriyel alanlarda devreye girmesi bekleniyor. dokuz yıldır aynı videoları izleyip 'oha!' derken, gerçek kullanımda forkliftlerin yerini almaları yavaş ilerleyecek. yine de her yıl atlama, takla performansları daha stabil hale geliyor ki bu abartılmaması gereken ama etkileyici bir başarı. hâlâ bir top peşinde koşmaları tatlı tabi.