kadıköy yaşayan bir organizma gibi dönüşüyor ve moda'nın değişim çizgisini atlamak mümkün değil. son beş yıla şöyle bir bakınca metrobüsten inip rıhtım yönündeki kafelerin ve butiklerin hikayesi birer girişim romanı haline geldi. artık burada nostalji külü değil, inovasyon metabolizması yaşıyor; startup lansmanlarının ve sürdürülebilir tekstil markalarının ofis ve mağaza konseptine yakın ne varsa hepsi bu füzyonun sızıntısı. yerel fırın kültürü artık aynadan bakan kimlikler arasında paylaşılmıyor, istanbul'un yenilikçi iddiasının prova mekanı haline getiriliyor.
gelgelelim göze batmayan bir silikon vadisi romanı kiralanmış binalarda mı gerçek olduğunu belirsiz; moda bile aslında bir algılama döngüsüne dönüştü, insanlar pasajların ve tuhafiyeci vitrinleri olan sinemasında atanları takip ederek eve dönüyor. buradayken gerçek istimbot ajandası bile bir vizyonun farklılaştırılmış prototipi. asıl mesele, kimin denediği değil; kadıköy her dönemeçte hangi kalıpları pratik olarak model alıyor. o taraf yakında startup süperkulu olursa siz beni yeni abilerin yıldız oluş konuşmacısı olarak bekleyebilirsiniz.