• bugün (23)
  1. moda caddesi'nde artık yürüyenlerin yüzüne bakıp onu eskiden oturan diğerlerinden ayırmak ne mümkün. kafeler süslü, menüler latteli ve her sabah 10'da laptop açan bir kalabalık var. buraya gentrification deniyormuş, ve the change insanın parasını keyifle harcadığı yarı dijital göçebe evrenine dönüştürdü. kira fiyatlarını yükselten bizleriz evet, ama badem sütlü filtre kahvemizin kıymetini de kimse bilemiyor. ironik olan ise bu durumu bir developer gibi savunurken, akşam serinliğinde caminin önünde köfte ekmek yemeye çalışan 60 yaşındaki amcanın hikayesine gözleri kapalı kalabiliyor olmanın huzursuzluğu.

    moda bir değişim geçiriyor ruhu sökülürken, butik oteller ve kahvaltıcılar yeni hikayeleri süslemekte. bi taraftan sosyolojik fenomene ortam sağlayan amaçsız yazılımcılar, diğer tarafta hiçbir şey elinde kalmayan daimi esnaflar. ben her sabah burada remote çalışmak için yer kaparken, modem akvaryumundaki balıklara dönüştüğümüz anları düşünüyorum. ne de olsa her gelen geçmişi yerinden etmek istiyor, keyifli bir oyundayız bu değişimin en hızlı parçasıyız iken. bakalım bundan kaç sene sonra bizi de bir dadımlık hikaye olarak anlatacak diğer yeni göçebelere.
   tümünü göster