herkese selam, bilim kurgu senaryolarından çıkma bir soruyu masaya yatırıyoruz. media şovmenleri; 'bütün şifreler düşecek, bankacılık sistemi çökecek' gibi fütüristik manşetlerle konuştuğu sürece şüpheci bakışımı keskinleştiriyorum. kuantum hesaplamanın, günümüz şifrelemesine yönelik büyük bir tehdit oluşturması için gereken kübit sayısına, hata oranını kontrol edip basit hesaplar çalıştırmamıza daha yıllar var. elbette vakumlu tüpten nanometreye geçiş gibi bu da gelecekte olabilir. ama o gün gelmeden önce post-kuantum kriptografi denen bir alan çoktan gelişecek. bankalar çoktan sinyal işlemeye başladı ve bu değişim genelde biz gözlerimiz açık uyurken olur, insanlar kadar diplomalı adamlar işin farkında.
mevzu bir de şu: her şeyi tek çözüme bağlayıp o koca kova paniği görmeyi isteyen düşünce yapısı beni geriyor. bazılarımız veriye bakar, çoğumuz dramasına inanırız. iyi güzel de elimizde geleceğe dair projeksiyon varsa pek çoğu duygu sömürüsüdür. kıtlığın güvenliği olmaz. ama kart destesinden doğru kozları çekerseniz bu alanda bütün verilerinizin korunabilmesi adına ciddi para harcarsınız. ne netsiniz ne varsınız, hepiniz şifrelenicinin kızıyla yatar kalkarsınız demek istiyorum.