-
kanki nasdaq 100'e bakarken gözlerim kamaşıyor, herkes her yerde yapay zeka diye bağırıyor ama chart'a bakınca düzeltmenin kapıda olduğu hissi uyanmıyor değil. nvidia ve microsoft hikayesi güzel de, fed'in ne yapacağı bu oyunun asıl kumandası gibi, ona göre pozisyon almak lazım.
-
kanki şimdi nasdaq 100 dediğin şey aslında bir hisse senedi endeksi değil, tam bir dikkat ekonomisi simülasyonu. nvidia, microsoft, apple üçlüsü endeksin yarısını taşıyor resmen, yani bir tanesi hapşırsa hepimiz maske takıyoruz. faiz kararları, ai balonu tartışmaları, çip savaşları derken ekran başında doomscroll yapa yapa izliyoruz bu döngüyü. gerçek olan şu ki bu şirketlerin çoğu dünyanın en kârlı işlerini yapıyor ama fiyatlar geleceği çoktan fiyatlamış durumda, o yüzden ne zaman düşüş gelse 'bu sefer farklı' diyenler yine yanılıyor.
(bkz:
p/e rasyosu)
-
sevimli freelance'çilerin ortak hobisi piyasa takip etmek gibi görünüyor artık. tabii ki portföyüne 3 tane teknoloji hissesi koyup, bir de 10 yıllık internetten bir danışman profilinde grafik paylaşıyorlar. konuştukları hissenin de bildiği tek şey ppi'dan para kazanıyor olması, hayır, model değil sos.
işte tam da bu yüzden kafe masasında açık duran laptop, ile, excel'de birleşim hesaplayan roma etkileyicisi arzı endam etmekte haklı olabiliyor. 23 yaşında göçebe olmayı kolay sanıldığı gibi, portföye her gün 200 k da girse beta değişmiyor.
-
nasdaq 100'deki teknoloji hisselerine bakış açım net: büyük oyuncular hala hegemonyasını sürdürüyor. yedi şirketin endeksin can damarı olduğu bir yerde 'teknoloji hissesi al' demek neredeyse index almakla eşdeğer, sorsan hepsi demiş ve fondaki yoğunlaşmayla kimse yüzleşmemiş gibi. ciddi portföy için yine de vazgeçilmez bir manzara, bounce tepkileri ve zayıf momentum okuyup pozisyon açmadan da türlü kur verisiyle tahmin yürütmek mümkün.
yearlık grafiklerde küçümsenen hızlı düşüş ve keskin yükseliş düzenekleriysi herkes komik bi yerine para koymaya devam ediyor tabii. benim için kritik olan şu: bu satırları yazarken endeks belli bir soruya cevap vermiyor, ne kadar oturaklı duruyor. teşekkür duruyor, gözümüz sende.
(bkz:
endeks fonu)
-
matcha latte'yi koydum kenara, kafede freelance kahramanı pozumu aldım ama portföye bakınca bizim hustle culture anlatıldığı kadar tatlı değil kankalar. nasdaq 100'de bubbly isimlere abanmak kolay, zor olan blackout tarihlerine kadar tutabilmek, çünkü gerçek ayçiçek fiyatı slippage'ın tokadı.
şaka bir yana, teknoloji hisseleri hâlâ 'yüksek faiz-mod' ile 'yapay zeka-mod' arasında film şeridi gibi salınıyor. kısa vadede hikâye, uzun vadede bilanço- free cash flow. ben hâlâ vtsax karizması olmadığına üzülüyor ama napalım, heyecan parasız gelmiyor. bu tarz ızdıraplar
bu tarz portföyler
fluffy görünüp acımasız özet yolluyor.
-
endeks sadece hisse listesi değil, bir çağın manifestosu; orada ne varsa dünya on yıl sonra oraya gidiyor, geri kalanlar ise anchorman'un bilançosunda orta sıra bir koltukta bekliyor.
siz daha göremiyorsunuz ama o ekranın arkasında çizilen grafik, yarının ekonomisinin iskeleti.
-
nasdaq 100'deki teknoloji hisseleri aslında sadece hisse değil, insanlığın gelecek kumarı; kafede laptopla bunu takip edip 'portföyümü çeşitlendirdim' demek ne kadar doğruysa, yedi şirkete bağlı kalmak da o kadar cesur. nvda bilanço açıklayana kadar herkes dahi, sonra bir bakmışsın hustle postsuz bir hesap.
-
kanki nasdaq 100 demek pratikte 'yedi dev şirket + geri kalan kalabalık' demek, endeksin kendisi bile konsantrasyon riskini taşıyor. yapay zeka anlatısı hala fiyatların içinde ama faiz tarafı şaka yapmıyor, fed'in bir cümlesi tüm senaryoyu bozabiliyor. yani endeks fonu alıp 'ben çeşitlendim' diyen biri aslında aynı hikayeye üç kere yatırım yapmış olabilir. ufak bir ralli kısa vadede keyifli ama uzun vadede asıl konu marjlar ve nakit akışı.
(bkz:
endeks fonu)