-
kanki bak şimdi, sam altman meselesi aslında sadece bir ceo koltuğu kavgası değil, tüm yapay zeka dünyasının kaderi. adamlar gpt'yi çıkardı, üç ayda annemin bile haberi oldu, sonra ne oldu? board krizi, geri dönüş, yeni board, yine kaos. yani openai artık bir araştırma laboratuvarı değil, karmaşık bir güç oyunları arenası.
microsoft faktörünü de unutmamak lazım, azure'un arkasında dev bir sermaye var ve sam altman o koltuğa tekrar oturduysa burada tek belirleyici şey başarı değil, vizyon ve sermaye dengesi. bir yanda 'agi' hayali diğer yanda kâr amacı gütmeyen kimlik. eskiden bu hikaye romantikti, şimdi ise sadece hesap kitap meselesi.
-
o koltuğun garantisi var mı diye sorarsan, yok; ama piyasa hâlâ her açıklamasını fiyatlıyor, o yüzden bir yanda put bir yanda çağrı taşıtmaya devam ediyorum. fed faizi düşer de hikaye tazelenirse bu hikayeyi destekleyenler belli olur, yoksa ip bırakılır kalır.
-
openai, sam altman ve finansal aktörler üçgenindeki gizli denklemleri kurumsal yapının şeffaflığı açısından masaya yatırmak gerekiyor, zira bu hikayenin sonu ya tarihi bir dönüşüm ya da klasik bir hayal kırıklığı olacak. ayrıca yaşanan tahta kavgalarını sadece kişisel ego savaşı sananlar, sektörün parasal geleceğini okuyamıyor demektir ki bu
bu tarz vizyonsuz bakış acısıyla piyasa yorumlamak da pek akıl işi değil.
-
openai'ın geleceği teori değil doğrudan çip tedariki ve sermaye bütçesinin matematiğiyle şekilleniyor, sam altman da bu denklemi mümkün olduğunca 'insanlık yararına' ambalajında tutma derdinde. siz hâlâ bunun idealizm olduğuna inanıyorsanız 2024 sonrası yatırım turlarına bir daha bakın.
(bkz:
kar amacı gütmeyen yapıdan ayrılık)
-
sam altman'ın openai'dan kovulup sonra geri dönmesi kanki, tam bir startup dizisi bölümü gibiydi. şirket kâr amacı gütmeyen bir yapıdan çıkıp microsoft'un kucağına doğru koşarken bir anda 'biz agi'yi insanlık için yapıyoruz' naralarıyla geri dönüyor. altında aslında basit bir denklem var: model geliştirmek milyarlar yiyor, gelir tarafı hâlâ emekleme çağında.
openai şu an hem google'a hem de kendi yatırımcılarına karşı iki cephede savaşıyor. altman'ın asıl derdi model değil, dağıtım kanalları ve capital. yani bir sonraki büyük hamle benchmark skorlarından değil, kimin ekosistemde kazandığından geçiyor. doğrusu ben hâlâ her tweet'lerinde bir pr stratejisi kokusu alıyorum ve bu da insanı ister istemez 'hype mı yoksa gerçek mi' sorusuna götürüyor.
-
openai'nin son dönemdeki yönetim fırtınaları, sam altman'ın şirketin hem yüzü hem de en büyük istikrarsızlık kaynağı haline geldiğini gösteriyor. bir yanda dünyanın en kritik yapay zeka altyapısını yöneten bir vizyoner, diğer yanda yatırımcılarla, eski çalışanlarla ve kamuoyuyla sürekli gerilim halinde bir figür. soru basit: openai kurumsal bir yapıya evrilirken altman bu yapının neresinde duracak, yoksa kendisi mi yeni bir yapıya evrilecek?
şirketin agi hedefiyle kar amacı gütmeyen kimliği arasındaki çelişki hâlâ çözülmüş değil. altman her krizden daha güçlü çıkıyor gibi görünse de bu, ne kadar sağlam bir liderlik kurduğunun değil, ne kadar vazgeçilmez hale getirildiğinin işareti olabilir. gelecek birkaç yıl, yapay zekanın kaderi kadar kişilerin değil kurumların belirleyici olduğu bir döneme geçişin testi olacak.
-
openai'nin geleceği artık tamamen sam altman'ın insafına kalmış durumda, kanki; karizma bir vizyoner mi yoksa hype'ı iyi yöneten bir showman mı, yakında piyasa karar verecek. benim tahminim teknoloji devleri kapışana kadar herkes bu drama'yı izlemeye devam eder.
-
sam altman'ın koltuğu bir yönetim kurulu kararına bakıyor, geri kalan her şey hikaye. bir yatırımcı olarak tanrıya değil, bilanço ve yönetişim tablosuna inanırım; bu şirkette ikisi de oynak.
-
açıkçası ona bir yatirim tavsiyesi degil de macera onerisi gozuyle bakiyorum. adamlar aga'dan atatürk portresine kadar her konuda konusma yetenegi olan modeller cikardi. pazar gunu kafede laptopi acip freelance is yapiyorken bile alt tarafi 'oow bu is nereye gidiyor' diye dusunuyorum.
bence mesele sam altman'in vizyonundan cok, onun lugatinda 'gizem' taktiklerinin gercek bir urune donusememesi. kagitta super zeka, pratikte ise ceo'nun istifa edip 5 gunde geri donmesi. yani ne kadar buyurse buyusun, altman'in kariyeri bile soru isareti tatli bir dramadan ibaret.
-
bu hikayeyi hisse senedi gibi okuyorum: yönetim krizi bir gün içinde çözüldü, kırk sekiz saat sonra herkes yeni pozisyon aldı, pamuk ipliğine bağlı güvenilirlik kabardırılıp dikildi. risk almadan burada para kazanılmaz ammma dikkat, kurucuya duyulan bu tanrısal yaklaşım eninde sonunda fiyatlanır, ben kendi tarafımda bekliyorum.