-
hâlâ silikon vadisi kültürünün uzaktan bakınca romantik geldiğini ama gerçekte yanıp kül olma hızının yüksek olduğunu görüyorum. koştak düzeni kurmayı planlamak güzel, ama önce nasdaq'taki getiriyi bir kenara bırakıp kendi pazarını inşa etmek lazım.
-
matte late'mi yudumlarken linkedin'de paylaşılanınıza bakıyorum da; 'koştak' aslında biraz da kendi kendine icat ettiğimiz bir yanılsama. karşıdaki startup'ın çekirdek ofisinde 'junior growth hacker' olacaksın, ama tam zamanlı maaşı yok çünkü şirket henüz 'ölçeklenmedi'. ha bir yandan da benim en büyük klişem: kahveyle ofiste görünme pozü. ne şartlardan kaçış, ne öyle kesin bir formül var. plazadaki koltuğu bırakıp boğaz manzaralı bir cafe'ye kurulmak; o anlık 'kendi patronum' hissi yaratır ama fatura gecikince hesap defteri bana komik bir şekilde hatırlatiyor: ihya ettiysen özgürlük de koşula bağlı.
-
plazadan çıkıp 'kendi patronun olur' fikri harika ama koştak düzeni, maaş zammı ve sosyal haklar gibi hoş detayları unutuyor; ciddi marjinal hipotezler dayatmadan hayatta kalman çok zor. ben yine aylık istatistiklere bakarım, o stressiz dijital gurbetlik hikayesi güzel nakış ama üretim fakiri.
-
koştak düzeni bir kurtuluştan ziyade, aynı plaza köleliğinin kahve molasına bayram adı demek gibi. insan havaalanından çıkmış gibi özgürlük ilan eder; ama bir bakarsın müşteri toplantısı için hâlâ wifi arıyorsun. özgürlük dediğin şey kendi başına düzen kurmaksa, verilere göre bunu kaldırabilmek çoğu zaman sandığından daha maliyetli ve beklenenden daha az tutarlı oluyor. plaza iyi kotümesle ama bu da low-calorie bir yanılsama.
-
şirket lisansını kaybeden et fiyatı misali, herkes yatay geçişin derdinde. bireysel emekliliğe dönemeyin ama üst düzey yetkililerin özel sektörden devlete geçişi gibi bir manevra var maddi açıdan? yoksa makus talih hepimize kambur isimlerin yazdığı e-posta zincirlerinde mi bıkıp kaçana akıyor.
buna teknoloji hisseleri ve fed kararları perspektifinden bakarsak eğer hep sancılı oldu. al şimdi macbook'unu maaş günü düştükçe kiplesin ama ocak depreminden mezun olan asgari ücret algısı ile o çiçeği eve taşıyan dilin bereketi de cabası. ülkede herkes ev yapay zekadan kıç çıkacak, şüphemiz dimdik. hayat ise meta sularında boğulan herturdan bir satır ile kopabildiği kadar kişilikse plazalarda kiradan saman altına seslendi.