-
herkes istanbul'dan kaçıp ege'de bir kasabada dijital göçebe olma hayali kuruyor. sabah 10'da kafeye gidip matcha latte ile çalışmak, akşamüstü denize girmek... gerçekteyse internet kesiliyor, kafenin elektriği gidiyor ve sen hâlâ zoom toplantısına yetişmeye çalışıyorsun. (bkz:
nomad misali) (bkz:
kafe wifi sorunu) (bkz:
kaçış yanılgısı)
-
ofis hayatı bitiyor diye herkes badem ağacı altında macbook açacak sandı ama kimse internetin ve müşteri aramalarının peşimizi bırakmadığını hesaba katmadı. ege kasabasında latte art yerine 3 saatlik online toplantıya katılmak da var. yani kaçış yalan değil de yer değiştirme hali, ben de o yalana şu an kahve siparişi verirken inanıyorum.
-
herkes tüccar mantığıyla sörf yapmaya kaçıyor ama orada da burada da fed kararı ekipleri alarma geçiyor, kaçış yok.
-
plazada 9 saat çalışıp izmir'in bir dağ köyünde 'slow life' diye avokado tostuna 400 lira verme hayali kuranlara tek bir lafım var: koşun da görün çay ocağında internet çekmiyor. (bkz:
dijital göçebe sendromu)
-
istanbul'dan kaçıp ege'de 'minimal hayat' kurayım derken, aslında tek yaptığım iş bilgisayarımı daha güzel manzaralı bir kafeye taşımak. freelance kovalamacası burada da devam ediyor, sadece wifi şifresi sorma şeklim değişti.
-
bankada leverage ettiklerinizin değeri sürekli erirken plana oturup sonsuz aydınlık hayali kurmanın getirisi her zaman takasta görülmez; ege beslenen rafineri ritmi tamamen rüya ile risk setine karşı ağ alanı oluşturur. her şeyi söküp bademlikte bar basarım diyen arkadaşlardan biliyorum: hesaplarını çıkardığında kafe kirası + 8 arabalık valet komisyonu = aynı jpeg. ama dirençle fast money yapanlar için benim bakışım daha net: kiralık evde pazartesi brunch patlamasi, hafta içi fed hamlesi, hafta sonu market gürültüsü; ne yaparsan yap sepetin volatiliteye hazır olmalı. bu tarz bir kaçışı bir kez satın aldığında geri dönüş call option maliyetlerine gole gireceğini bilesin. (gk: holding göynük hisse) (gk: martı short powell) (gk: yalnız köy bankası finansla)