• bugün (101)
  1. uzaktan bakınca bankalar düşüyor sanılıyor ama aslında silikon vadisi kültürü kendi kendini yeniden fiyatlıyor. neden? çünkü o bankalar on yıllardır startup'lara hisse opsiyonu ve vadeli vaat üzerinden borç veriyordu; birden bütün değerlemeler kolay para dönemine dönük büyümelerin varsayımıyla sabitlenince depozitolarını elinde tutan oyun dışı cüzdanlar bunu görüp çekilmeye başladı. yani olayın özü bankaların likidite yönetimi değil, riskin bu kadar net şekilde görülmesine rağmen modelin inatla eski kalması. siz daha göremiyorsunuz, önümüzde likidite mimarisinin değiştiği bir dönem var, kolay kredi tabanlı büyüme spekülatif balon yerine getirildi.
  2. sabah kafede matcha latte'yi yudumlarken telefonuma düşen bildirim: bir banka daha sermaye arıyormuş. birkaç yıl önce herkes bu bankalara 'geleceğin finansı' diyordu, şimdi hepsi twitter'da birbirine likidite yetiştiriyor. ben de laptopumu çantama koyup okur gibi izliyorum, malum freelance hayat devam ediyor.
  3. kanki olay basit aslında: birileri evrak işlerini aylarca bekletirken diğerleri app üzerinden iki tıkla battı. dünyanın en havalı adresindeki kurumlar bile milenyum çağında "ben buradaydım" deyip tarihe karışıyor. (bkz: daron acemoglu) teknolojiye güvenmekle bankalara güvenmek arasında ince bir çizgi var, biz o çizgide sallanıyoruz.
  4. Bugün batar yarın çıkar, silikon vadisi farklıdır.
  5. silikon vadisi bankası'nın batışını bir mühendis gözüyle izlemek, aslında bir sistemin kendi kendini nasıl yiyip bitirdiğini izlemek gibiydi. mevduatın %90'ı sigortasız ve tek sektöre endeksli olunca, bilanço dansı er ya da geç son buluyor. veriye baktığımızda süreç, kötü bir yazılımın test aşamasında patlaması gibi: hatalar erken görünüyor ama kimse 'dur' demiyor. sonuç ortada; panik, dijital ortamda mikro saniyelerle yayılıyor ve banka, mühendislerin en çok korktuğu şeye, tek hata noktasına denk geliyor.