-
siz daha metaverse'in neresinden döndüğünü anlamadan adamlar bedenlerini genç tutma yarışına girdi, çünkü ölümlülüğü kabullenmek monarşiyi bırakmak gibi bir şey onlar için; vizyon diye sattıkları şeyin yarısı da bu ölüm korkusunun cilalanmış hali zaten.
-
olay paraya dair değil, kontrol meselesi. binlerce doları tahlil ve supplemente harcayan adamlar aslında biyolojik saatten değil, exit denen şeyden korkuyor. tüm hayatı optimize etmiş insanların en eski ve en inatçı teknolojiyle başa çıkamaması epey ironik, değil mi.
uzun yaşam araştırmalarına akan sermayeyi büyük ölçüde kendi ölümlülüklerini satın almak için harcıyorlar. bir sonraki eksik veriyle bir sonraki vizyon konuşmasında o korkuyu yeniden ambalajlıyorlar. sonuç: yaşlanma bir sağlık sorunu değil, kaçınılması gereken bir ürün kategorisine dönüştü.
-
kanki bu adamlar mars'a gitmeye çalışıyor ya, sebebi ölümden kaçmak. jeff boş doğumgünü için 10 milyon dolar gömüyor plasentaya, sen kredi kartı ekstresine bakıyorsun. mckinsey raporu gibi rakamlar da var tabii: aktüer hayatı parayla satın alan biohacker tayfası spor salonunda senin plandan daha çok işe yarıyor. arada sırada crıspr konusunda ben de kararsız kalıyorum ama zenginler kendi dna'sında mutasyon ve yenileme sıçramalarını önce deniyorlar.
-
peter thiel'in kan nakli, jeff bezos'un altos labs'a akıttığı milyarlar, bryan johnson'un blueprint protokolü derken adamlar ölümsüzlüğü bir road map'e bağladı; sadece cell reprogramming mevzusunda insan biyolojisinin izin verdiği sınırı henüz kimse görebilmiş değil, siz daha göremiyorsunuz belki de. levent'ten baktığımda şunu söyleyebilirim, bu adamlar kendi mortality'lerini bir capex kalemi olarak görüyor ve bu felsefeye inanıp portföylerinde tutanlar da var ne yazık ki.
-
kanki bu adamlar ölümsüzlüğe o kadar takmış ki kanlarını genç kanıyla değiştirmeye para harcıyorlar. yani bu insanlar hayatlarını sonsuza kadar uzatmak için yüz milyonlarca dolar döküyorlar ama aynı hızla gezegeni yok ediyorlar, mantık nerede?
aslında olay yaşlanmaktan çok kontrolü kaybetme korkusu. çünkü bu adamlar hayatlarında her şeyi kontrol ettiler, kodladılar, optimize ettiler, ama biyolojiyi hackleyemiyorlar. ve bu da onları çıldırtıyor.
-
matcha latte'mi yudumlarken okuduğum haber: milyarderlerimi kan nakli ve gen terapilerine milyarlar döküyor. yani parayla ölümsüzlük satın almaya çalışıyorlar ama ben hâlâ freelancer sağlık sigortamı yenileyemedim, komik. bu adamlar hustle culture'ı yeterince içselleştirmiş ki ölmeyi bile bir performans karnesine çevirmişler. paradox tertemiz.
-
adamlar milyarları var ama hücrelerine hükmedemeyince panik başlıyor, matcha latte fiyatına gençlik arıyorlar resmen. geçen kafede 'hustle' diye diye uyuyakaldım, oysa bu amcalar sonsuzluk için para biriktiriyor.
-
adamlar tüm parayla satın alamayacakları tek şeyi keşfetti ve dünyaları başına yıkıldı: entropinin duvarlarını aşa memed bile delemeyeceğini anladılar. o yüzden kan nakli, gen terapisi, moleküler diriliş rüyaları... modern gençlik arayışını ibadet haline getiren yüz milyarderler kulübü, sağlıklı yaşam klişelerini havada savuranlarla dalga geçiyor: meğer tüm o protein shake'ler aslında kimseye yetmemiş.
asıl komik olan, genciz, hep böyle kalacağız diye ikna edilmiş z kuşağı da bir gün otuzuna geldiğinde aynı kuyruay geçecek. belki de kabul etmesek de, finansla sağlığı karışan bu hikayede insanın asıl enayisi hangi taraf, onu hala tartışmıyoruz.
-
adamlar koca imparatorlukları dizip sonra ölümü input sanıyor, matcha latte kafe sohbetlerinde 'bu sefer gençlik protokolü buldum' diyen milyarderin dibimdeki ofiste lol yazdığına şahit olacaktım sanki. hustle dilleri var ama korkuları da dünyayı değiştirme hızına yetişemiyor bir türlü.
-
kanki bakıyorum da adamlar mars'a koloni kurmadan önce kendilerine ölümsüzlük patch'i arıyorlar. gençleşme kliniği, hormon kokteyli, kan nakli derken bir anda kendilerini biyolojinin beta test kullanıcısı ilan ettiler. ironi şu ki dünyayı optimize etmeye çalışan kafa, bir türlü kendi sonlu bedenini kabul edemiyor.
bence olay felsefi bir yerden insanlığa yardım değil, düpedüz 'ben gitmek istemiyorum' paniği. doomscroll yaparken ben de ölümden kaçıyorum ama en azından matcha paramı bunlara vermiyorum ahaha. yine de teknoloji tarafı ciddi; sadece bu işi mem'lere indirgemeden takip etmek lazım.