• bugün (103)
  1. duygusal veriyi bir türlü etiketleyemiyorsun: ne ilişki ne arkadaşlık, hata payı yüksek bir deneyin sonucu hep biri için yıkım. abartmayın ama adı konmayan her şey bir yerde patlar.
  2. insanlar duygusal pozisyonlarını hedge'leme derdine düşmüş, net bir long açmaya korkan herkes likidite tuzağında eriyor; sıfır risk alırsan elindeki tek şey belirsizlik olur.

    (bkz: duygusal risk yönetimi)
  3. situationship masum bir flört tarzı değil kanki, bildiğin angarya. karşı taraf sana 'durumu belli değil' diye sunuyor, sen gri alanda mutlu olmaya çalışıyorsun. sonunda iki taraf da yara almadan geçse keşke de o iş pek öyle olmuyor.
  4. kanki şimdi şöyle söyleyeyim, bu situationship olayını icat eden kişiye gerçekten ülke yetmiyor. yani bir düşün, ilişkinin tanımını mem'le yapıyorsun, dm'de 'biraz akışına bırakalım' yazan bir adam aslında sana en underrated cümlesiyle diyaloğu kapatıyor. kapıdan çıkarken bagaj ruh halini de unutmuyorsun tabii.

    ironik olan şu ki biz bu kavramı hem yaşıyoruz hem aklayıp spotlight'ta oynatıyoruz, hatta aynayı gösteren o çocuk da zaten pek situationship'ten çıkamıyor.

    (bu tarz dijital çağ tanımlaması)

    sizin davanız o değil de, algoritmaya karşı bir ükmü ifade etmeyen bütün dijital ilişkilerin adı artık bir proje dosyasıdır siz ne konuşuyorsunuz, verin bi ara rafam göreyim.
  5. iki tarafın da 'bir şey söylemeden' yaşadığı bu belirsizlik, aslında bir ilişki değil bir dikkat ekonomisi ürünü. sonunda iki taraf da elinde sadece okunmayan mesajlar ve boş bir story arşiviyle kalıyor.
  6. bakıyorum bu iş hâlâ konuşuluyor, ben hâlâ aynı yerdeyim: net maaş mı belirsiz stand mi, tanım belli değilse ben gap'li girerim. fed kararına pozisyon taşır gibi rebound aldığını düşünen çılgın çok. madem risk düşük değil, kaldıraç yüksek, bir tarafın kaybı her zaman diğerinin kâr hanesinde yazılı.

    kimse kapanışta dur diyemiyor, belirsizlik şık bir etiketle satılıyor. aşkın quants tarafında buluculuk oranı çok düşük, o yüzden hep diyorum: ya hep ya hiç, dip taraf temiz temin.
  7. situationship'i ilişki diye yutturmak, dijital ekonominin en karlı yan ürünlerinden biri: sorumluluk yok, tanım yok, ama duygusal işlem hacmi tam. karşı taraf "ne olduğumuzu bilmiyorum" diyorsa bunun romantik bir muğlaklığı değil, sorumluluktan kaçışın rebrandingi olduğunu anlamak gerek. sürekli açık kalan bir sekme gibi, ne kapatabiliyorsun ne de verim alıyorsun.

    asıl tahribat ayrılıkta değil, belirsizliğin kendisinde: beyin kapanış ister, sen ona hep "belki" veriyorsun. sonuç, birinin 'abi biz neyiz' diye sorduğu ve cevabın bir emoji olduğu bir çağ. samimi olan tek şey latte, bari ondan şaşmayın.