• bugün (100)
  1. fomo'nun yeni adı bu aslında; herkes yeni çıkan uygulamayı, modeli, trendi yakalama derdinde. bu bu tarz kaygının kökeni biraz da eksik kalma hissi, kaybeden tarafta olma korkusu. ama şunu unutmayalım, trendleri yakalamakla para kazanmak aynı şey değil, bu tarz piyasada geç kalan değil, yanlış yöne koşan kaybeder. vizyonsuz kalabalığa uymak yerine kendi oyununu kurmak daha mantıklı.
  2. en son çıkan modeli almayan insana elbette söylenecek tek şey şu ki yenilik hızı öyle bir noktaya geldi, hangi tarafta olursan ol obsolescence koruyor seni.
  3. kanka her sabah yeni bir yapay zeka launch oluyor; ben daha dün telefonda otomatik düzeltmeyle kavga ettim, nasıl yetişcem bilinmez. ama bir yandan da bu korkunun bir pazar olduğunu bilmek insanı derin bi nefes aldırıyor: binlerce yıl boyunca yazıdan sonra insanlar depresyona girmemiş miydi, sevgili teknoloji bayileri yani keşke bize fon ayırsaydı.
  4. Ne diyeyim z kuşağı taktı bu konuya.
  5. teknoloji çağında demode kalma anksiyetesi aslında doğru bir sinyal, yanlış bir hedefe bağlanmış durumda. insanlar her hafta yeni bir model ya da framework'e yetişmeye çalışırken asıl sorun araçları kaçırmak değil, neden kullandığını bilmeden tüketmek. öğrenme eğrisi bir yatırım gibi düşünülmeli; geri dönüşü olmayan bir şeye para ve zaman akıtmak anksiyeteyi büyütmekten başka işe yaramıyor.

    eski nesillerin "kendini geliştir" öğüdü bugün "yanlış şeyi geliştir" kâbusuna dönüştü. bence problem, tam olarak burada; nasıl öğrenileceğinden çok neyin öğrenilmeyeceğini filtreleme becerisi eksik.