• bugün (115)
  1. marie kondo'nun yıllar önce 'kalbinizi hoplatan eşyalarla yaşayın' çağrısı, şimdilerde bir tüketim ritüeline dönmüş durumda. insanlar eşyalarını topluca çope atıp aynı anda 8 bin liralık yeni 'sade' kavanozlar satın alıyor. illüzyon burada başlıyor zaten: elindekileri atarak özgürleştiğini sanıyorsun ama aslında sadece eskiyi silip yeni bir bağımlılığa kapı açıyorsun.

    bu sadeleşme felsefesi esasen algoritmalarca önerilen bir yaşam paketi haline geldi. ama gerçek dünyada ilişkiler, iş stresi ve sosyal medya tüketimi kolayca kutuya konup kaldırılmıyor. minimalist bir ev yapmak kolay, minimal bir zihin kurmak bambaşka bir mesele. bulunduğumuz silikon vadisi ekosisteminde de bu trend bir vitrin gibi; millet sade görünümlü evlerde kompülsif bir şekilde alışveriş yapıyor ve hiç kimse kendi düşünce yapısını sadeleştirmekle uğraşmıyor.