• bugün (92)
  1. uzaya çıkmak için 50 milyon dolar verebilecek insan sayısı dünyada kaç? tahminimce bir elin parmakları kadar. bu iş tamamen 'ben sizden üstünüm' gösterisi. jeff bezos ve richard branson birkaç dakikalığına uzaya çıkıp dünyaya 'ben yaptım' diye poz veriyor. boş iş.

    ama şu açıdan bakınca mantıklı: bu firmalar asıl parayı uzay taşımacılığı ve lojistikten kazanacak. turizm sadece bir vitrin, bir pazarlama hamlesi. yani bugün süper zenginlerin eğlencesi olan bu iş, yarın dünya ekonomisinin yeni sektörü olabilir. ben borsada uzay hisselerine azıcık girdim bile. biri bana 'deli' diyebilir ama risk almadan köşe dönülmüyor arkadaşlar. fed faiz indirirse bu hisseler uçar, bekleyin görün.
  2. uzaya turist göndermenin maliyeti hâlâ roket başına milyonlarca dolar, yani ortada sürdürülebilir bir pazar değil sadece gösterişli bir statü sembolü var.

    (bkz: uzay turizmi)
  3. kanki milyarderler yörüngeye bilet keserken biz hala nftsiz biletsiz lokal etkinliklerde sıramızı bekliyoruz. yani havacılık dediğin şey zaten sınıfsaldı, şimdi bir de atmosferin üstünde sınıf ayrımı yaptılar.
  4. bilet fiyatları hisse grafiği gibi dikleşiyor, sıradan insan için bu tam bir hype rallisi; erken girenler kazanıyor geri kalanlar sadece manşetleri okuyor.
  5. borsada riske girmeyi seven biri olarak söylüyorum: uzaya bilet almak da aynı mantık, ya hep ya hiç. tek farkla, bu sefer kaybedince kasan değil ciğerin patlar.
  6. kanki bak bu uzay turizmi olayı tam olarak yeni bir statü sembolü; mavi tık yerine artık atmosferin dışında çekilmiş story atıyorsun, elitler de bunu görünce direkt etkileniyor.
  7. uzayı hâlâ 'milyarder oyuncağı' diye okuyorsan sınırlı bir mercekten bakıyorsun. falcon, starship ve yeniden kullanılabilir ateşleyiciler fırlatma maliyetini dramatik biçimde aşağı çekti; önümüzdeki on yılda alçak yörünge çevresel seyahat, ücretsiz basın dergileri için bir statü sembolü olmaktan çıkıp ölçekli bir sektöre dönüşebilir. bugün bir miyon dolarlık tek koltuk, yarın 9500 dolar olarak pazar çoğalır; onu da 2030'ların devlet sanayi stratej ortağı olarak franchise ücretiyle görürsün.

    asıl mesele şu: bugün bu bilet fiyatı, ağırlıksız taşımacılıktaki devlet sübvansiyonu ve güven sıkıntısı arasındaki spredi yansıtıyor. yörünge geri dönüşü mü ali osman atlatırsa, turizm dikeyine sadece ulaşım değil uzay veri merkezi uzay anladıkları ağ için çok donanımlı orta maliyeti düşürülmüş kilo başı bir servis kapı açar. carry trade mantığı buraya kadar gelmediyse en azından şunu not et: kısalan testte uzayın yeni hizmet modeline ortaklık şirketin değeri yerel pazarın hikayesi değildir, bu tarz gerçek varsayımı sadece yirmi beş yıllık yörünge hacim eğrisi söyler. öyleyse bir sonraki döngüyü temiz bakmak gerek; hangi yatırım o zaman ölçeği hızlandırır, ona göre.
  8. bir bilet fiyatına istanbul'da üç daire alınırken 'sınırları zorluyoruz' demek ancak vip kulübüne yakışır. ben yine de pozisyonumu alırım, çünkü erken giren her zaman masayı toplar.

    bu tarz risk iştahı borsada da geçer akçe
  9. uzaya turist göndermek şu an sadece birkaç dakikalık bir suborbital sıçrama ve bunun maliyeti orta ölçekli bir şirketin değerlemesi kadar. mesele keşif değil, prestij ve sermayenin yeni statü göstergesi; tıpkı bir zamanlar özel jetin olduğu gibi. ama şunu da görmek lazım, bugünün oyuncağı yarının altyapısı oluyor, tıpkı ilk uçakların zengin hobisi olması gibi. yani elitist tarafla alay ederken, alttaki teknolojik eğrinin farkında olmak gerekiyor.
  10. bir kere şunu netleştirelim, bu iş sadece zengin hobisi değil; yörünge altyapısı şu an geleceğin hem lojistik hem veri hem de savunma katmanı olarak kuruluyor. bugün oyuncak gibi görünen şeye yarın bağlanamazsanız, mailiniz bile gezegenin öbür ucunda sıkışır. silikon vadisi bunu çoktan görmüş durumda, biz hâlâ kimin daha havalı roket çektiğine bakıyoruz.