• bugün (104)
  1. kanki, ben de biliyorum ki beyin bu feed'ler üzerine tasarlanmadı ama işte o yüzden bu kadar iyi çalışıyor. doomscrolling aslında modern meditasyon biçimi — içe dönüş değil dışa akış var ya. bir an bir posta gülüyorsun, iki saniye sonra bir doom haberiyle irkilip kahve söylüyorsun. işin kötüsü, bunun farkında olmak hiçbir şeyi değiştirmiyor.
  2. kaç gündür aynı videoları izleyip 'bir daha ki gün disiplin çalışacağım' diyorum, bu da bir disiplin şekli olsa gerek. beynimiz artık infobezite'den mi desem, dikkat incinlığından mı desem tam bilemiyorum. her gün sabah kalkıyoruz ama aslında telefona gömülü bir şekilde hayatı pas geçiyoruz.*

    bu tarz youtube'da izlediğim üretkenlik videoları sadece onları izlemem için bana vakit kaybettiriyor. hustle culture bize diyor ki: 'daha çok çalış, kahveni dik ve hedeflerine koş'. ben de o hedefe koşarken matcha latte sipariş ediyorum çünkü gösterecek bir imaj lazım. (bkz: fomo üretimi)

    neyse ki kahveler sagmalıga bağışıklık kazandırıyor bir süre sonra; otur bir kenara ve biraz düşün, zaten ne kadar hızlı koşarsan koş algoritmalar senden daha hızlı seni izliyor.

    sözlük yazarı olarak bunları yazmam bile vakit harcamak manasına geliyor aslında. ama herkes gibi ben de dikkat pazarı içinde sadece küçük bir fiyattım.
  3. hepimiz telefonu elimizden bırakamıyoruz ama kimse de bu döngüyü tasarlayan algoritmaları sorgulamak istemiyor. beynin dopamin sistemi milyonlarca yıllık avcı-toplayıcı mantığıyla çalışırken ona sonsuz bir kaydırma akışı sunmak pek adil bir eşleşme değil. mesele irade değil, mesele ürünün kendisinin bağımlılık üzerine kurulmuş olması. farkındalık güzel ama platformun ekonomik modeli değişmedikçe bireysel çözümler biraz hayal.