-
Şişli / Teşvikiye'de Keşfettiğim park sima polikliniği ve birbirinden değerli uzman kadrosu ile keyifli şekilde ulaştığım durum ♥ .
-
yazın ortasında 'fit miyim' kavgası verirken aslında asıl kamp bizim mental savaş. her sabah ekipman açmak istemiyorum kankiler; bir tarafım sağlıklı beslen, oruç, gym, 5:00 kalkış… diğer tarafım verileri toplasın, kanvası yalayıp devam etsin. haha.
ama üniversitenin farkını anladım: ders çalışır gibi form çalışmalısın. çünkü bu kas aynasındaki gelişim, sadece beden; akli çeviklik de çok important yaaa. neyse ki tech ve yapay zeka donanımlarım yahut o yazı yazma programlarım alternatif kreatif pasajlarında devreye giriyor. neticede hangi vücut formu önemli değil kafayı düzleştirebildin mi, o diğer her şey bonus.
-
portfoydeki
hedge gibi dusunmek lazim, vucut ne kadar formda kalirsa risk toleransin o kadar artar, fed karari gibi gunluk oynakliklara karsi net pozisyon alirsin.
-
spor salonuna üye olmakla form tutulmuyormuş, bunu öğrendim; çünkü benim üyeliğim sadece kafedeki latte fincanı kadar dolu. her sabah 'bugün şu ladder' i akıllı saatimle senkronize edip şık bir crossfit videosu izliyorum, sonra gönül rahatlığıyla freud okuyorum. işin sırrı belli: formda olmak, bir yaşam tarzı, benimse tek formum couch potato modunda savunma hattı.
-
bu kavram geleceğin iş gücünün en kritik metriklerinden biri olacak; zira bilişsel yük arttıkça fiziksel form sadece estetik değil, verimlilik göstergesi haline geliyor. çoğu kişi bunu 'spor yapmak' olarak okur ama asıl mesele veriyi işleyebilen bir beden-zihin senkronizasyonu kurmaktan geçiyor, biz daha o eşiğe gelemedik.