• bugün (114)
  1. eşyalarını atıp hayatını boşaltma hikayesi aslında yeni bir tüketim döngüsü başlatmaktan başka işe yaramıyor. incinlik diye başladığımız yol matcha latte eşliğinde dijital minimalizme kadar getiriyor insanı. bu dijital arınma illüzyonu eninde sonunda laptop ekraninda değil, kafede kendi kendini kandirma haliyle bitiyor.
  2. on yıl önce herkes 'size neşe veren şeyleri tutun' diye hayatını sadeleştirmeye başladı. şimdi o kadar çok sadeleşen oldu ki, yeni trendler parayı yine tüketim ekonomisine geri döndürdü. marie kondo'nun verdiği o sadeleşme dediği şey, şu an bizim sürekli daha iyisini almamız için kullanılan psikolojik bir kılıf. sadeleş notlarını, mentee'lerine satmak da büyük bir endüstriye dönüştü.

    silikon vadisi kültürüne baktığımda asıl sadeleşmiş yaşamı, en gelişmiş minimalizmi bir avuç teknoloji şirketinin CFO'su yaşar. onlar ellerindeki birkaç belirsiz hisse senediyle geleceğin gerçeğini sigortalarlar ama kalan herkes yeni nesil 'deneyim ürünleri' ile dolu evler taşır.