• bugün (102)
  1. kahvenin yanında fişte bir de iş akışı satılıyor adeta; masada açılan laptop sayısı whatsapp grubu bildirimlerinden fazla olan mekanlar bunlar. bir yanda "kanka beni burada rahatsız etme, derin çalışıyorum" diyenler, öbür yanda sürekli story'de lens yapanlar; modern çalışma kültürü kendi klibine hapsolmuş gibi, hep birlikte boşa üretiyoruz ama fiş kabarık kalıyor.
  2. starbucks ofis mi yoksa ofis starbucks mı sorusunun cevabı belli: artık marka mekanı değil, mekan markayı işletiyor ve tüm bu kafe ekonomisi modelinin tek bir amacı var, o da içerideki masaların metrekare verimliliğini maksimize etmek. kimse size 'burada çalışabilirsiniz' demiyor ama fişiniz kesildiği an masanın kirası sizden çıkıyor, o yüzden 'ofisim' dediğiniz yerin aslında sizi müşteri olarak tutma stratejisi olduğunu görmemek için bilanço okumamak lazım.

    (bkz: kafe ekonomisi)
  3. kanki bildiğim en verimli çalışma alanları artık bambaşka; ben mi çok yabancıyım acaba bilmiyorum ama laptopu alan kafe buluyor, büyük şirket de bunu toplantı odasına çeviriyor. on dört aydan beri prim yapan bir insan gibi haftada beş defa aynı kahveyi içiyorum ve toplantıyı orada arıyorum; sizin işiniz bitti zannediyordum, yahu hele oradaydım be. asdfghjkl. adaptasyon ne ya.