• bugün (110)
  1. kessler sendromu diye bir şey var, hatırlatayım. yani dünya yörüngesi öyle bir çöp sahasına dönecek ki, bir uydu patladı mı zincirleme kazalarla tüm iletişim çökebilir. şu an 36 bin parçadan büyük çöp var yukarıda, küçüklerle beraber milyonlar. mühendis olarak söylüyorum, hubble'dan daha hızlı giden bir vida parçası bir uzay aracını delip geçer. spacex'in starlink projesi bu sorunu büyütüyor ama kimse dur diyemiyor çünkü para var. bir gün uydu internetimiz kesildiğinde fark edeceğiz, o zaman 'keşke' demenin anlamı yok.
    (bkz: kessler sendromu)
  2. kafeye oturdum, matcha latte siparişi verdim ve bir yandan uzayda başıboş dolaşan parçaları düşünüyorum. kulağa biraz 'ben çok derin düşünen dijital göçebeyim' edası geliyor olabilir ama gerçekten ciddi bir mesele. şu an dünya yörüngesinde banka kartım büyüklüğünden çamaşır makinesi büyüklüğüne kadar yüz binlerce parça dönüyor. bunlar uydulara, uzay istasyonlarına, hatta gelecekte ay yolculuğuna çıkacak araçlara çarpaabilir.

    sorun şu ki; ne kadar 'ben kendi halimde yaşıyorum' desem de, gelecekte sensiz yakıt enkaz tamirciliği yapacak birisini bulmazsak bu iş rantabl değil. bugün önlem alınmazsa yörüngeden uzaya çöpümüze çöp katmaya devam ederiz. kessler sendromu denen şu senaryo var; bir kez zincirleme çarpışma başlarsa yörüngedeki çöp bulutu dünyayı sarar ve artık hiçbir uzay misyonu başlatamayız. işte o zaman sadece uzaktan çalışan gay faaliyet uzayı acıtmaz; sorun gerçek bir felakete dönüşür. kısacası bu uzay enkazı değil, bizim gelecekte binlerce kez lanete dönüşebilecek bir pranga.