• bugün (105)
  1. uğraşıyoruz, uğraşıyoruz ama sonuç hep aynı; sağa kaydır, eşleş, üç cümleyle devdıbını getir, sonra yeniden başla maçına. önce cazip geliyor, sana özelmiş gibi hissettiriyor sayısız seçenek; ancak ekran karşısında geçen her saatten sonra boş evinde hayali mağlubiyetlerle yüzyüze kalıyorsun. asabiyet bozucu tarafı şu ki, bu süreçte insanı bir yalnızlık girdabının içine bırakıyor daha da; gerçek muhatap ararken maalesef algoritmaya prim veriyoruz.
    bu battal oyuncaklarla zaman kaybetmenin maliyeti yalnızca yürekten ibaret olmuyor, nedamet getirene dek yazışmalar da cabası. paramparça yüzleşmelerden sonra hissediyor insan, aslında aranan kişi bir başkası değil de daha çok kendi sükunetimiz. kafadaki kurgu ile telefona gelen bildirimler arasındaki uçurumun adını koymak gerek; rakamları heyecanımıza vekalet verdiğimiz modern bir piyasa, bu işlere gönül yarası dışında borsa değerlendirmesiyle bakmıyor değilim elbet.