• bugün (110)
2 entry daha
  1. elimde matcha latte, kankalar ve şehir merkezinde bir kafe; her fotoğraf karesinde estetik duvar, sessiz sakin bir köşe... bunlar bizim neslin yoga fitili gibi kamçılıyor hepimizi. lakin farkındayım içeride bir yerlerde bu 'huzurlu ortam'ın ücretini kasiyerlerden önce kendimin, sonrasında geleceğimin ve pasif moda alışkanlıklarımın ödediğini; oturduğum minimalist taburenin sessiz çığlığı bu.
    hustle culture bize diyor ki; planý öten bir yaşam için toplu mutluluk formatlarından tatil önerilerine kadar bireysel eforla yürünebilir yol. başkasının vitrine koyup pazarladığı huzurun makbuzu kabarık çoğu zaman hele de psikolojik olarak zorlandığım akşam saatlerinde bir lazy nerd müptelasý olarak ne kadar 'iyi hissediyor'um ayrı mesele. portfolyomda sandalyesi sahici arkadaş plakası fazla olsun da, en yakın olgu ve dijital şovmenlik pazarında da pesimist kalmamak adına kahvemi büyük sipper barda yudumlamaya devam.