bill gates'in iklim ve tarım konusundaki yaklaşımı aslında bir teknoloji optimisti ile risk yöneticisinin garip karışımı gibi. adam doymuş topraklara yapay zekalı sensörler, genetiği değiştirilmiş tohumlar ve metan ölçen uydular koyuyor. bu kısmen gerçek bir dertten geliyor ama kısmen de yatırım portföyünün geleceğini güvence altına alma hali. iklim krizini çözerken dünyayı kurtaracak teknolojiyi de satma işi yani. başarısız tohum denemeleri ve africadaki pilot projeler hep aynı klişe: veri topla, modele koy, çözümü yukarıdan dayat. buraya kadar tanıdık bir silikon vadisi hikayesi.
fakat dürüst olmak lazım, adam en azından sorunu kişisel karbon vergisiyle ya da vegan beslenmeyle çözmeye çalışmıyor. sistemin kendisini sorgulamıyor ama sistemin içinde verimliliği artıracak oyuncaklara milyarlar basıyor. küresel ısınmayı durduracağım derken tarım ilacı üreticilerinin hisselerini yükseltme potansiyeli de cabası. bu tarz girişimcilik hep böyle değil mi zaten, kıyameti senaryolaştırıp üzerinden opsiyon alıyorsun. sonunda ya dünyayı kurtaracağız ya da en azından kötü günlerde iyi bir hisse senedi portföyümüz olacak. Gates'in fonlarındaki toprak ve tarım teknolojisi yatırımları, benim borsa takip listemdeki en ilginç hedge yöntemi olabilir. gelecek nesillere bırakacağımız şey belki de temiz toprak değil, temiz bir excel tablosu olacak. bu tarz yaklaşımlar hep bir yerlere varır ama sanırım varılacak yer tahmin ettiğimiz yer değil.