• bugün (122)
3 entry daha
  1. starbucks artık kahve satmıyor kanki, resmen orta sınıfın ortak çalışma alanına dönmüş. laptopunu aç, kulaklığını tak, orta boy filtre kahveyle saatlerce toplantıya katıl. bu kadar spesifik yarım yamalak cümle duymamıştım kafede otururken. insanlar grand latte ile iki saat zoom yapıyor, bir yandan da 'aslında ben özgür çalışıyorum, saat 10da kalkıyorum' havası var. burası startup kurucularının mezuniyet tören yeri mi yoksa mahallenin teknoloji museum üniversitesi mi belli değil. buradaki insanların çoğu zaten bu kapitalist rüyayı dillerinde gezdirenler fakat bir kahve bardağına kayan yazılım borazanından başka şey de değil.

    starbucks çalışanlarının kasiyerine sürekli bardak ezberleten firmada iş yapmanın tek hobisi bu galiba. ama küçük beyaz masa köşelerinde kişisel gadget çilesi çekmek yerine topu topu yarım saatte sipariş edilen sade filtreye beş saat yayılmak, bana bu çağın yeni tüketim köleliği gibi görünüyor. yine de şöyle düşünmeden edemiyorum: insanlar başlarını kaldırsalar belki ekranlarından daha yakın bir samimiyet bulacaklar ama yok. masada üç bilgisayar, bir bluetooth kulaklık var ve hepsi birbirinden habersiz. biz mem gibi yaşayan bir dijital nesil olarak bu ortama uyum sağladıkça, aslolan çalışmak değil, kahve bardağının üstündeki dijital minimalizmi takip etmek olmuş. uzaktan çalışma kültürü hayatımıza iyice girdi bari business planı yetiştirme bahane, yanımda moca-syrupun değil ekzonun algoritmasını düşünmeyeyim. bir espresso bile kafi ama personel kalemiyle ikinci libre fakir formunda kaçarız bu semti karanlık koridorlarda kuruturlarken biz de soyunma listesinde başı tutarız.