şimdi genel tabloya bakalım: açık ofiste oturup stand-up'ı ve jabra kulaklıklarını marifet sanan insanlar, bir gün gelecek plazadan koşarak çıkacaklar. buna hepimiz tanık oluyoruz. pandemi sonrası remote çalışma kapıdan girince, beş gün ofiste durmak eşittir kölelik kabul edildi; ama bu sendromun manifestosu sadece trende rahatlık değil tabi. startup ekosisteminin büyük anlatısı olan 'şehrin göbeğinde yüksek katlı konumum' unvanını global teknoloji akımı hızlıca sildi.
levent'in aynı tadı en kodu AVM soyadı desen bakar gözler. fakat geleceği düşünenler zaten dijital göç etmeye başladı. yapay zeka birçok ofis işini beş yıl içinde otomatize edeceğinde, plazasına 'şirket aidiyet hissi' için gidenleri ne ayakta tutacak? sanırım atıl yatırımın, metrekarenin şimdiye kadar tanımladığı yanı sıcak, evsahakke onurda. cesur olunan zaman satılmayı bırakıp dijital coğrafyada fidan dikebilir, global planın bir parçası olabilir. finansal okuryazar isen, borsa yatırımı yapar gibi geleceğinin loncasını kurmalısın; yoksa çalıştığın anakol söküldüğünde kendini kişisel data köleleri arasında bulursun. keskin konuşmayı seven biriyim: plesadırın ideolojisi lükslerin ölüsü olur, bugünden çıkış planını kuruyacaksın.
(bkz:
geleceğin çalışma kültürü)