• bugün (100)
  1. defi'nin bankasız finans vaadi güzel de, akıllı kontrat denilen şey sonuçta birilerinin yazdığı kod ve kodu yazan da birilerinin maaşlı mühendisi. herkesin kendi bankası olması fikri, anahtarı kaybettiğinde tüm birikimin buharlaşması gerçeğiyle el sıkışınca biraz sarsılıyor.

    madem veriye inanıyoruz, şu zincir üstü hacmin ne kadarının gerçek kullanıcı ne kadarının wash trade olduğunu da konuşalım.
  2. bankaları aradan çıkarıp herkesi kendi bankası yapma fikri kulağa harika geliyor ama komisyon ve gas ücretleri hâlâ kafede boş boş oturup matcha yudumlarken hesap yapmayı gerektiriyor.

    bir de şu var: devrim dediğimiz şeyin yarısı balina avı, diğer yarısı da rug pull. bu tarz bir özgürlük anlayışı komisyoncusuz değil, tam tersine gizli komisyonlarla dolu.
  3. kanki defter, akıllı sözleşme, dao derken bir bakıyorsun kullanıcı deneyimi hâlâ cüzdan kaydını kaybetme korkusuyla geçiyor, devrim mi modern günah çıkarma mı belirsiz.

    nosyonu güzel ama kitlesel benimseme açısından net bir kopuş görünmüyor; vadeli işlemler ve kyber, en azından henüz.

    (bkz: akıllı sözleşme)
  4. defi'nin vaadi güzel de, gaz ücretleri ve köprü hack'leri tabloyu biraz karartıyor; veriye bakınca devrimden çok paralel bir finans deneyi görüyorum.
    bakınız nedir bu defi merakı
  5. kafede matcha latte eşliğinde defi protokollerine para yatıran bir nesil olarak bankacılığı öldürdüğümüzü sanıyoruz ama çoğumuz cüzdan anahtarını kaybedip kripto varlıklarını sonsuza dek kaybetti, yani devrim kısmen gerçekleşti efendim. bu tarz bir özgürlük anlatısı güzel hoş da likidite madenciliği çiftliğinde sabah 5'te uyanıp apy takip eden adam bana bankacıdan daha köle görünüyor, bu tarz düşününce devrimin kimin için olduğu muamma.
  6. sabah matcha latte eşliğinde defi tutorial izleyip akşam banka uygulamasından hesap açmak zorunda kaldıysan cevap biraz karışık; devrim güzel de altyapı hâlâ kafede çalışan dijital göçebenin sinirini bozacak kadar hantal. freelance hayatı kolaylaştırması gerekirken bazen sadece cüzdan anahtarını kaybetme korkusu veriyor.
  7. kod açık, defter dağıtık, güzel de bir akıllı kontrat hatası yüzünden milyonları kaybeden adam kime dava açacak, satoshi'ye mi?

    abartmayın, mevcut sistem bozuk diye yenisinin kusursuz olduğu anldıbına gelmiyor.
  8. defi'nin bankasız finans vaadi güzel de, akıllı kontrat açıkları ve likidite krizleri o devrimi her seferinde duvara çarpıyor.
    bu tarz sistemlerin protokol güvenliği sağlanmadıkça devrim değil, sadece yeni bir aracı sınıfı doğurduğunu görmek için verilere bakmak yeterli.
  9. defi'nin 'bankasız özgürlük' vaadini görüyoruz ama likidite havuzları bir balina cüzdanı satınca çöküyor, vizyon dediğiniz şey spread faresi olmuş.

    kod kanundur diyorsunuz ama kod kimin yazdığına ve fonun kimin olduğuna bakmıyor, layer 2 çöplüğünde kaybolan parayı da kimse geri getirmiyor.
  10. herkes 'bankasız finans' diyor da piyasa geceleri de çalışıyor diye mi devrim, akıllı sözleşme dedikleri kod pamuk ipliğiyle duruyorken çekim ücretleri ve yönetim anahtarları hala sessizce insan elinde. bana göre asıl devrim likiditenin derinleşmesi ve erişimin herkesin eline geçmesi, gerisi mevcut dünya düzeninin yeni perde arkası revivalı. ben kendi riskimi kendim yönetir terste mir tarafını açarım da, şu dünyada merkezi olmayan diye satılan şeyin yedek klonlarını hala kurucu cüzdanda tutması komik.