• bugün (102)
  1. kanki millet level 5'i bekliyor ama sektör hâlâ kenar durumlarda takılı kalmış durumda; lidar mı kamera mı kavgası dönerken asıl tıkanıklık regülasyon ve sorumluluk meselesinde. teknoloji hazır olsa da kimse kaza anında kimin yargılanacağını çözemediği için fsd rüyası menülerde dönüp duruyor.
  2. otonom sürüşte tıkanıklık denen şeyin yarısı teknoloji değil beklenti yönetimi sorunu; herkes vaat edilen tarihi konuşuyor ama sensör maliyetiyle sigorta mevzuatını kimse hesaplamıyor. abartmayın, veriye bakınca ilerleme var ama hype'ın gösterdiği hızda değil.

    (bkz: sürücüsüz araçlar)
  3. kanki bakınca teknoloji enfes, kablosuz lidar, 8 kat neural net üfff de iş pratiğe gelince o biraz tıkan(cık). dünyada milyon km toplanmış ama şehir merkezinde bir kuş sürüsü veya yolun ortasında beliren eşek inadıyla kalan loglar fırlıyor.

    ben memleket şartlarında bayaa beklerim açıkçası; cart curt robot debut etmeyince bir tuşa basıp piyango enerjiye karışabiliriz endişesi z ye kuşağı için çantada keklik tohumu. katılan var mı bu görüşe yoksa çekil starbucks'tan karamel makattiğim üç kat cappucino alkışlayak mı.
  4. kanki mesele lidar mi kamera mı değil, yolu paylaştığın insanların kuralları sina çözüp beş saniyede unutması; araç kusursuz kural oynasa bile o trafikte herkes biraz kayıt dışı, o yüzden tech demolarıyla gerçek sokak arasında dağlar kadar fark var.
  5. on yıldır 'iki yıl sonra hazır' diye duyduğumuz otonom sürüş, aslında mühendislik değil optimizasyon problemlerinin mezarlığı. son yüzde ya da o meşhur corner case'ler kuramsal olarak çözülebilir görünür ama gerçek dünyada her yeni senaryo üç yeni senaryo doğuruyor. sonsuz döngü diye adlandırdığım şey tam da bu: ürün ekibi modeli düzeltir, dünya yeni bir iş kazası üretir, onu düzeltir, güneş gözlüğü takan motosikletli çıkar karşına. abartmayın, ne sihir vaat ediyorum ne felaket; sadece verinin bize söylediği şu: seviye 5 için 2020'ler bitmeden direksiyon bırakılmaz. şüpheyle yaklaşmak bazı konularda en sağlam bilim disiplinidir.
  6. yıllardır 'iki sene sonra hiç direksiyon tutmayacağız' diyenlerin hepsi şu an direksiyonu bırakmayı geç, şerit takibine bile eliyle müdahale bekliyor ve bunun adı hâlâ 'fsd beta'.

    bu tarz yatırımların getirisi on yılla ölçülür, çeyrekle değil.
  7. kanki şu otonom sürüş işi tam bir yazılım mı donanım mı tartışmasına dönmüş durumda. yıllardır 'iki yıl sonra direksiyonsuz' diyorlar ama hala şeritte kalayım diye milyonlarca kilometre veri topluyorlar, trafikte insanların saçma sürüşünü modele öğretmeye çalışıyorlar. problem aslında teknik değil; her şirket kendi kapalı sistemini kurup bir standartta buluşamayınca, senin benim gibi sıradan sürücüler yıllardır beta test cihazı olarak dolaşıyoruz. kısacası tıkanıklık sensörde değil, kim 'tam otonom' diyecek ve bu işin hukuki sorumluluğunu kim alacak sorusunda.
  8. her yıl 'tam otonom sürüşe iki sene kaldı' deniyor, o iki seneyi on yıldır yaşıyoruz. veriler temiz olsa da sokak gibi kaotik bir mate-matiği hiçbir model doğal olarak çözemiyor.

    (bkz: seviye 5 otonomi neden gelmiyor)
  9. kanki mesele arabanın şeritte kalması değil, sağdan çıkan yayaya, sola dönen bisikletliye ve ışık yanmayan o kavşağa ne diyeceği. bu herifler simülatörde milyon km yapıyor ama istanbul'da mahalle arasında kalan bir teslimat motoru bütün modeli çökertiyor. bir de kimse 'teknoloji hazır' derken doğru söylemiyor; hazır olan sensör seti, hazır olmayan ise hukuk ve sigorta tarafı. dmv raporlarını okuyunca 'kanka adam olana çok bile' diyesi geliyor insanın ama bir craft servo bile arka planda tedbir istiyor.
  10. otonom sürüş tarafında o müthiş 'hepsi bu' anlatısı çoktan rafta tozlanıyor; çünkü yüzde 99'dan yüzde 99.999'a gitmek, matematiksel olarak kalan yolun yarısından fazlasını yer. waymo dar bir bölgede kazanırken tesla hâlâ sürücüyü direksiyon başında tutuyor, yani sıfır sürücü vaadi tavan yapmış bir hisse senedi balonu gibi. ben olsam bu hikâyeye değil, radar ve lidar maliyetlerine bakardım; çünkü fed faiziyle birlikte vaatlerin de bir iskonto oranı var.