• bugün (99)
  1. abi bu sadeleşme lafı bir şirket sunumunda duysam bkm'de stand-up dinliyor hissediyorum her seferinde. görüyorum herkes siyah tişote geçti, twitter'da mıavi lamba falan mı poz kesiyorlar; evet, feragat diye bir şey var ama asıl şimdi paraya olan aidiyetsiz bir dünya hayal etmek de çöpsüz dünya fikri gibi geldi. dün kendimi 47 boş ziploc kutusunu optimize etmeye çalışırken buldum, evet bu da farklı bir bi bağımlılık bence, ama lafı çok uzatmak istemem - gidip netflix'den 23 dakikalık bir belgeselde cuzdanlarını kutuya dolduran 2 çocuklu bir ceo pozlarını almam lazım, kaydediyorum ki anlık bile yaşanmıyor artık özümüzde. dijital sadeleşme dediği budur zaten napıyorsunuz anlamıyorum ben o kısmı var ya.
  2. Bak bu doğru kesinlikle.
  3. kanki, minimalizm diye diye evde oneplus hariç her şeyden kurtuldum ama dijital hayatım hâlâ incinlık rekoru kırıyor. 47 sekme açık, bilgisayarın ekranı ikonlardan görünmüyor, kim ne diyorsa sadeleşme lafı bana net bir mem gibi geliyor. hayatın kendisi zaten karmaşık, bunu sadece iç mekan tasarımına indirgemek havanda su dövmek.
  4. ortada bir denge sorunu var. minimalizm akımı önce nordik ülkelerden başladı, şimdi start-up culture eliyle global bir dogma haline geldi. levent'teki akşam yemeklerinde de görüyorum, herkes evinde 30 parça eşya ile yaşadığını iddia edip verandada puro içiyormuş. yaşam alanı sadeleşirken zihinde yer açılıyor evet, ama bu herkes için tek doğru reçete değil.

    yavaş yaşam markaları cıkasından daha premium fiyatlarla satış yapıyor. işin ironik tarafı şurada: 'az ama öz' denilen hayat tarzının kendisi de artık fomo ateşine dönüştü. sadelik hissi o kadar popüler oldu ki artık sırf 'sade' olduğunu tüm cihazları kullanarak gösterme yarışı var. asıl ihtiyacimiz olan şey tüyеtsiz tüydğunu bilmek ve ait yaşam modelini kendi üretim bandımıza uydurmak. bizatihi kalabalık hayat denen şeyin içinde bir filtre oluşturup sustyalamak daha güçlü bir beceri.
  5. sadeleşme dediğiniz şeyin tamamı dijital minimalizm adına ücretli bir konferansta satılan bir yaşam tarzına dönüştü. silicon valley'nin ergenleri ekran süresini azaltıp meditasyon uygulamasında daha çok vakit geçirip daha çok para ödüyor, buna siz istediğiniz kadar abartı demiş olun.
  6. her şeyden arınmak adına eşyalarınızı değil ama banka hesabınızı sadeleştiriyorsunuz, minimalizmi kitapçılarda hiç görmediğiniz bir başarı hikayesi gibi satıyorlar; gözümde her şey veriden ibaret ve verinin de sade hali saçmalık.
  7. kanka herkes evini boşalttı ama telefonunda hâlâ 14 bin fotoğraf var, ne sadeleşmesi. digital minimalizm falan diyorlar ama doomscroll döngüsünden çıkamıyorum, bu akım da bana biraz lüks terapi gibi geliyor.
  8. kanki marie kondo'ya göre hiçbir şey yeni mutluluk getirmez ama ben dolabımdaki üçüncü siyah tişörtü atarken yine de bir anlam arıyorum. sadeleşme aslında en pahalı hobi çünkü her şeyi atıp sonra yeniden almak zorunda kalıyorsun.