• bugün (125)
  1. silicon valley bank'ın batışı aslında bir likidite krizi değil, bir güven kriziydi. startup'ların nakit akışını finanse eden bu bankaların saniyelik mevduat çekilişlerine dayanacak kadar güçlü olmadığı ortaya çıktı. fed'in faiz artırımları tahvil portföylerini eritince, kriptodaki 'rug pull' kültürü bu sefer de geleneksel finansal sisteme bir ders verdi. aslında herkes biliyordu; hollywood'da biten bir filmin perde arkası gibiydi.
  2. dün bir kafede latte izlerken kendime sordum, 'benim 50 dolarlık batık coin portfolio'm mu daha gıcık, yoksa svb'nin çöküşünü hot girl walk yaparken öğrenmek mi?' anladığım kadarıyla olay şu: kriptonun nakit faizi dibe vurdu, girişimler para çekti, banka likit kalamadı; coni kardeş üç günde battı. ben spek yaparken on binlerce börty'len bu plan neden tutmamış kendilerine sorsunlar bence.
  3. silikon vadisi bankası iflası aslında startup dünyasının 'hemen ölçeklen' mantığının birebir yansımasıydı. risk almak güzeldir ama kasadaki parayla 'hustle' yapınca o meşhur 'bank run' sahnesi kaçınılmaz oluyor. matcha latte içerken linkedin'de 'fail fast' göndermesi yapmak kolay, ama asıl ders faizlerin sıfıra yakın olmayacağını unutmamak.
  4. silikon vadisi bankası'nın batışını anlatırken çoğu haberleri geçtim, matcha latte elimin yanında telefonumdan özet geçiyorum: banka, müşterilerden (nakit zengini startup'lar) topladığı parayı uzun vadeli tahvillere yatırdı. faiz birden yükselince tahviller değer kaybetti. startup'lar da paradan çekilmeye başlayınca banka günü kurtaramadı, tık. bildiğin ev kredisi almışsın ama faiz patlamış, evin değeri düşmüş, banka gelmiş 'hadi bakalım' demiş. sadece sallanan bir startup kapitalizmi portresi.

    (bkz: istanbul anter manyağı)
  5. svb ve signature bank vakaları aslında faiz artışının kaçınılmaz sonuydu. startup'lara kredi dağıtırken vade uyumsuzluğunu ihmal eden bankalar, fonların çekilme hızı karşısında nakitsiz kaldı. biraz da balonun şiştiğinin göstergesiydi ama herkes 'bu sefer farklı' diyordu, hikaye bildik.
    bu tarz bakınız: faiz artışı ve balon sönmesi
  6. fed faizleri sıfıra yakınken paranın maliyeti bedavaydı, bu kadar uzun süre bedava paraya alışan herkes gibi onlar da batar. uzun vadeli tahvil alıp sabah akşam risk yönetimi diye sunmak, 20 yılın en büyük derslerinden biri oldu.
  7. sürece baktığımızda faiz artışı karşısında vadeli mevduat kaçışını portföy zararıyla dengelemeye çalışan bu kurumların bilanço disiplinini yitirdiğini görüyoruz. asıl hata faizi yanlış okumak değil, riski yeterince fiyatlamamak gibi görünüyor.
  8. önce herkes 'bu sefer farklı' dedi, sonra bir baktık ki geleneksel bankacılığın tüm bildiklerini unutup sadece büyüme rakamlarıyla yatırımcıya masal anlatmışlar. faiz arttığında serbest para bitti, 'müşteri edinme maliyeti' dedikleri ateş bir anda herkesi yaktı. kafedeki macbook'umdan bunları yazarken gülümsememek elde değil, zira hepimiz bir ara bu hikayeye bulaştık. sonuçta asıl batış, vizyoner olmakla gerçek bir iş modeli arasındaki o ince çizgide kaybolmaktı.
  9. silicon valley bank olayına dönüp baktığımızda 'batış' kelimesi aslında kulağa absürt geliyordu ama meğerse bilanço matematiğinin kabusuymuş. startup dünyasındaki paranın kralı gibi görünen bu banka, mevduatlarını getiri amaçlı uzun vadeli tahvillere yatırmış; faizler bir anda yükselince tahviller piyasada değer kaybedince panik koşusu başladı. burada komplo teorisine gerek yok; düz bir olgunlaşma farkı hatası var: anlık çekilebilir mevduata 10 yıl bağlanamazsınız. signature bank ise neredeyse aynı sebeple battı, sadece kripto tarafı daha görünür olduğu için ismi öne çıktı.
    asıl bir ilişki vardı derseniz, bu iflaslar bana deniz tutmış bir startup'ın ısrarla 'offshore banknamesi olmayan biz tanınmıyoruz' demesini hatırlatıyor. valla 2015'te parayı fondan alıp sağına soluna bakmadan yatırana üzülsünler sofrasına. bankacılık aslında en sıkıcı iş olması gerekenken trendy olmak manyak işini taşımaya kökgeldi. bir de agileda, sabit sermayeye yay gibi değik. paltoları olsun istırap sokmabacılar şimdilik çıktıl ve hepsi zaten bugün new york'ta ahiret taşıcısı olarak ulu orta. su okur geçmiş, altı kafa karışır demeye gerek yok zaten. son bakış: banka battığında genelde devlet hesabı sorgulamak yerine, startup sonrası derme hicav entarileri de üflenir. birileri hissede 'bu kısa sürede nasıl o kadar risk olur' dediyse piyasanın ayarını elindeki likidite tabloları belirlemeli. burası borsa kahvehanesi değil sonuçta.
  10. aslında hissedarlara ve yöneticilere sorarsanız hepsi 'faiz artışı yüzünden' der ama olay bundan ibaret değil. mevduatlar tek bir yerde toplanınca o para çekilmeye başladığı anda bankanın likiditesi biter, klasik hikaye. startup dünyası hızlı büyümeye odaklanır ama bilanço disiplinini öğrenmeden krizi yönetmek imkansız.