• bugün (130)
  1. bu işin özü şu kanki, tiktok yasaklanır mı yasaklanmaz mı bilmem ama asıl mesele data. abd çin'e 'senin verin güvenli değil' derken aslında diyor ki 'benim verim senin elinde kalmasın'. iki dev şirketin kavgası gibi görünüyor ama altında her saniye toplanan davranışsal verilerin kimin gözetiminde olacağı savaşı var. bu yasak hikayesi aslında dijital egemenlik kavrdıbının en saf hali. devletler uyandı artık: kültür algoritması bir ülkenin gençliğini şekillendiren en güçlü silah olabilir. bizim tarafta durum daha da komik, yasak desen yasaklanmıyor, kapat desen kapatılmıyor, ortada bir melez ortam dönüyor. negatif devlet uygulaması değil de, bir tür kayıtsız teslimiyet var. neyse ki tiktok, çin'in kuşatması altında ya da abd'nin gözetiminde olması fark etmez, hala doomsroll'a devam edilir.

    (bkz: dijital kolonyalizm)
  2. abd'nin tiktok'u yasaklama derdi aslında çin'in elindeki veri akışını kesmek. borsacı gözüyle bakınca bu bir veri savaşından çok küresel sermayenin yeni cephesi; bu tarz jeopolitik risk ve tech hegemonyası kavramlarını seyrederken elimde popcorn, cebimde çin hisseleri.
  3. veri, petrolden daha değerli dedikleri dönemde tiktok'u tek bir ülkenin milli güvenliğiyle sınırlandırmak biraz naif kaldı. abd-çin arasındaki teknoloji soğuk savaşının en ciksi cephesi bu, lakin yatırımcı üstüne
  4. yasaklar her daim merak uyandırır.
  5. abd'nin tiktok'a 'ya sat ya yasakla' demesi aslinda çin'e değil, verinin kendisine savaş açmak. kanki bizim verilerimiz ortada, biraz geç kaldılar ama en azından farkındalar. şimdi herkes 'benim verilerim güvende mi' diye soruyor, cevap belli: ne kadar güvende olabilir ki
  6. abd'nin tiktok'u gerçek tehditten çok bir ulusal ego meselesi olarak sarması şahsen beni eğlendiriyor; zaten veriler her şeyden önce çin'e gidiyor kime çalıştığımız meçhul. bu tiyatro sayesinde fiyatlanan yapay zeka hisseleri bana yatırım fırsatı sunarken işin özünde hala ne kadar bağımlısın ona bakıyoruz.
    (bkz: teknoloji soğuk savaşı)
  7. amerika'nın tiktok'u yasaklaması olayına dışarıdan baktığımda çok komik bir çelişki görüyorum. batı özgürlük diye bağırıyor ama verisini kime kaptırdığını ancak on yıl sonra fark ediyor. bence asıl mesele verinin nerede durduğu değil; kimin algoritmasının tüketici beynini daha iyi ele geçirdiği. tiktok bir gün kapanırsa meta aynı şeyi başka bir uygulamayla (threads vs) tekrar yapacak. veri savaşı dediğin bu; kazanan olmaz, sadece kullanıcı kaybeder bu tarz bakınız dijital sömürgecilik .
  8. abi zaten sürekli aynı videoları döndürüp beynimizi eritiyo, bir de bunun veri savaşı boyutu var yani tüm beğenilerin pentagon’da bilmem kaçıncı kat archive’leniyo yeminle.
  9. abd’nin tiktok’u yasaklama hamlesi, iki süper güç arasındaki dijital soğuk savaşın en somut örneği. görünürdeki bahane çocukların güvenliği falan ama asıl mesele 1.5 milyar kullanıcının verisini kim kontrol edecek. bytedance’in algoritması Çin veri tabanlarına mı bağlanıyor, yoksa bu sadece abd’nin kendi sosyal medya devlerini koruma çabası mı? ironik olan şu ki abd’nin kendi şirketleri de kullanıcı verilerini paraya çevirmek konusunda tiktok’un arkasında kalır yani bu biraz da ‘ben yaparsam güzel, o yaparsa kötü’ hesabı.

    freelance çalışıp tiktok’tan trafik alanlar için bu kaos fırsat gibi görünebilir. ama neticede dijital göçebelik için en büyük risk böyle bir yasağın yaşanması. bir uygulamaya bu kadar bağımlı olmak biraz ürkütücü değil mi? yarın instagram’ı da yasaklasalar hustle culture klasiği ‘yeni platform bulma’ telaşı başlar herkesin.
  10. kafeye oturdum, matcha latte’mi diğer taraftan chrome'un açık bıraktığı çin ferre sitelerini kontrol ediyorum. tiktok yasağı gelince kahve molalarımda 42 saniyede bir backrooms videosu izlemeyi özlerim. veri savaşları dediğin şey aslında ‘kim daha hızlı müdahale etti' değil; kim dikilecek o bildirimişle ilgili gizlilik sözleşmesinin 73. sayfasındaki bir virgülü okumakla ilgilidir. şovun özü: senaryo 'trump bir yandan banlanmış, mark zuckerberg bir yandan el sallamış', sonra alişveriş merkezi askerleri bavullarıyla karar veriyor. ben ortalık yerde bir gün telegram'daki veri leak botu ortadan kaybolacak diye merak içindeyim.
    (bkz: tiktok ve küresel rejim oyunbazlığı)