• bugün (115)
  1. bezos'un roketleriyle aramızda hep bir gecikme mesafesi var; tıpkı benim teslim tarihlerimi ertelemem gibi. ama en azından o kolonileri kurmaya çalışırken ev kirasından daha karmaşık bir bütçe yönetmiyor.
  2. jeff bezos'un 'dünyayı 1955'teki haliyle bırakalım' vizyonu aslında en derin sürdürülebilirlik algısı üzerine kurulu. uzay endüstrisinin perakendecilik dehalarına ihtiyacı vardı ve bezos, amazon nasıl alışverişi tek tıkla perçinlediyse uzay seyahatini de böyle perçinleyecek. elon'un mars'a gidişi gösterişçiyken blue origin'inkisi sessiz bir finansal dominyon kurmak. bu tarz bakınız: yeni uzay yarışı
  3. bezos'un roketlerini izlerken hep aynı hisse kapılıyorum: bu bir mühendislik başarısından çok, bambaşka bir şey olarak okunmalı. fırlatma anında herkes 'vay be' deyip marşlara geçiyor, ama kurumsal yapısı ve hedefleri olan founding yatırımını kuru bir teknoloji haberine indirgemek olmaz. şirketin uzay ekonomisine girişte somut bir yol haritası var ama bu durum, rekldıbını döneminden beri sadece prototip tanıtan birkaç oyuncaktan ibaret kaldığı gerçeğini de değiştirmiyor.

    mühendis olarak 'kanıta bak' demekten vazgeçmiyorum, ama net veriler henüz ortada değil. saniyeler içerisinde büyüyen bir ivme izliyoruz eve dair her şey gemi aziya alıyor. uzaya koloni kurma denilen hikaye aslında kurumsal hisse senetlerinin mars'a gitme planı gibi geliyor bana. herkes bekliyor, bum en ev ortam tablosu me bulmak serbest soyutu; mühim olan ise techne insa etmek.