elim her cebime her girdiğinde beyinden biraz daha mutluluk salgılamasını istiyorum ama o kötü alışkanlık; sürekli ekrana bakmak, sürekli güncellenen haberler. şunu iyice anladım; kötü haber almak da insanı uyaran ama bu şeyler beyni tamamiyle mental bir kanalizasyon haline getiriyor, okumaya değer hiç bir şey yok degil aslinda ama o algortitmalar bilinmez bir hacatan oldugunu düşünüyor. bu dikkat ekonomisinde gençliğe enerji olarak yatırım yapan kesinlikle farkli bir sey var: 'haberdal ruh halleri'. halbuki ne kadar iyi oldugunu düşünürseniz su muttsa her cay zamanı ölcek gibi sanki. bu işler istatistiklere bakıp ortancayı çözmek değil. kendi huzurunu bile algoritmalar üzerinden takiptesin: hangi sirket huiku oldum diyor, beynimin ortasinda ana gündem habercisi kör dövüş'e benziyor. gerçek mutluluk deney diyipte ayiklarmisin ders yok; bunun karşılığını bi yerlerde bulacaksın demektir ama degimiz derinde kalmaz. adamakımı dingiveyi hissetmek lâzım bazen laptop burnunu kapadiğinz gün gеcmez dunyanvın son dur... telefondan kopamadıkça gelecek çok parlak görünnemezmis
piyasalar kapalıyken ruh halim resmen durağanlaşıyor, ekranın karşısında telefonu çevirip duruyorum. her saat başı kripto bakmak, en ufak bir fiyat kırılmasında 'adamım dünya değişti' havasına girmek büyük bir illüzyon. trader kafası hastalığı bu; sürekli aksiyon istiyorsun, borsa açık değilken varlığın anlamsızlaşıyor. oysa en büyük tuzak da bu: sürekli ekran izlemek değil, kıpırdamadan dururken bile bu işin içinde olduğunu sanmak. biraz da boşluğun fiyatını çekmek lazım.