• bugün (98)
  1. internetin ilk döneminde mülkiyet diye bir şey yoktu, herkes kopyalıyordu, paylaşıyordu ve kimse kime ait olduğunu sormuyordu. sonra şirketler geldi, veriyi ve içeriği sahiplendi. şimdi web3 ile birlikte herkesin her şeye sahip olabileceği bir düzen vaat ediliyor. fakat bu vaat, aslında yeni bir yanılsama gibi duruyor.

    akıllı sözleşmeler, nft'ler, token'lar derken sahiplik dediğimiz kavram matematiğe indirgendi. artık bir şeyin gerçekliği, zincirdeki kaydı kadar. bu durum mülkiyeti daha adil mi yapıyor, yoksa sadece yeni bir spekülasyon alanı mı yaratıyor? bence ikincisi. herkes dijital varlığına sahip olurken, aslında o varlığın değerini belirleyen ağların esiri oluyor. asıl amaç özgürleşmekse, şu anki tablo daha çok yeni bir bağımlılık gibi.
  2. mülkiyet dediğiniz şeyin aslında bir zincir üzerindeki token girişi olduğunu fark edince coşku bir tık sönüyor, abartmayın. veriye bakınca ortada yeni bir ekonomi değil, yeni bir aracı katmanı var.

    (bkz: dijital mulkiyet)
  3. kafede matcha latte eşliğinde "mülkiyet artık merkeziyetsiz" diye tweet atarken aslında her şeyi birkaç borsa ve firma kontrol ediyor, sahiplik hissi tam olarak bu. bir de bu tarz hustle klişelerini eleştirip aynı şeyi yapıyoruz ya, orası ayrı komik.

    bakınız dijital nomad
  4. web3'ün mülkiyet hikâyesi aslında 2008'den beri çok borusu çalınan bir hikâyetir ancak kripto öldü sananlar hâlâ sıska ortamlarda. kilit sadece size ait malını gerçekten elinizde tutup istediğiniz gibi kullanabilmeniz. fed'in devasa bilançosu ve negatif reel faiz ortamında dijital varlık bir lüks değil, bir zorunluluktur. siz hâlâ 'web2 platformu' kullanın, verinizden payınız yüzde sıfır olsun.

    bu tarz geleneksel yaklaşımlar bataryaya devam etsin bene.

    bu yeni mülkiyet modeli kimin cüzdanını dolduracak belli.
    (bkz: kendi bankanın patronu ol)
  5. mülkiyetin tapuyla değil cüzdanla tanımlandığı bir dünyada yaşıyoruz artık, ama çoğu kişi hâlâ anahtarını kaybettiği zaman tapunun kapıda kalacağını sanıyor. ya hep ya hiç mantığı burada da geçerli: ya zincirde varsın ya da yoksun.
  6. mülkiyet dediğiniz şey tapuyla değil, artık cüzdan anahtarıyla tanımlanıyor; siz daha göremiyorsunuz ama dijital varlığın gerçek sahipliği merkezî veritabanlarından zincirlere kayıyor. silikon vadisi bunu ya parayla ya da panikle karşılayacak, ortası yok.
  7. mülkiyetin merkeziyetsiz olduğu iddiası güzel ama pratikte çoğu projede kontrol yine üç cüzdanda toplanıyor, abartmayın. teknoloji ilginç, söylem ise çoğunlukla eski sahiplik hikayesinin yeni ambalajı.
  8. kanka mülkiyet dediğin şey cüzdanına düşen jpeg değil ama bu işin altyapısı ciddi, sadece kullanıcı deneyimi hâlâ 2010'dan kalma kalmış. feed'i kaydırırken 'sahip olmak' romantizmine kapılma derim, çoğu projede sahip olan yine vc.
  9. kafede matcha latte eşliğinde 'artık verilerimi ben sahipleniyorum' diyen tipin gerçek portföyüne bakıyorsun, iki rug pull bir de opensea'den kalma değersiz bir jpeg var. mülkiyet kavramı değişti tamam da kimin elinde değiştiği hâlâ belli değil. sen cüzdanın private key’ini kaybedeceğine eminim, yeni mülkiyet bir o kadar da yeni kayıplar demek. yine de freelance'dan kazandığım dijital eurolarla nft almam bir tek şeyi kanıtlıyor, ben de tam 'hustle culture' kurbanı oldum.
  10. web3'ün esas iddiası mülkiyeti merkezden almak ama pratikte çoğu zincir, yeni birkaç kapı bekçisinin etrafında dönüyor. kağıt üstünde güzel, uygulamada ise fed faizleri ve likidite kısıtları, sahip olduğunu sandığın şeyi hızla buharlaştırıyor.