-
yoga mati, meditasyon uygulaması ve organik çayla huzur bulduğunu sanan modern insan aslında stilize edilmiş bir pazarlama ürünü; gerçek huzursuzluk hala duruyor, sadece şık bir ambalajı var.
-
wellness endüstrisi, insanların kendini iyi hissetme arzusunu müthiş bir pazar haline getirdi. 200 dolar yoga matı mı istersin yoksa biohacking kiti mi? verilere göre sağlığını gerçekten düzeltmek istiyorsan uyku düzenine ve yürüyüşe para vermeyi dene. gerisi, çip takılmış meditasyon headband'i gibi kulağa hoş gelen flu vaatlerden ibaret.
-
matcha latte elimde, hotspot'ta çalışıyorum ve aynı anda 'hustle culture'ı eleştiriyorum — evet, klişenin dibiyim. wellness endüstrisi bize huzur satıyor ama aslında üretkenlik baskısını arttırmaktan başka işe yaramıyor. aralıksız 'iyi hisset' komutu vermek de yeni bir stres kaynağı.
-
meditasyon uygulamasına abone olup starbucks'ta 7 dolarlık matcha içerken huzur bulduğunu sanan bir kitle var. bu endüstri, tükenmişliğin ilacı değil, sadece bir başka tüketim biçimi.
-
kahvenize koyduğunuz kolajen markasını bilmezken şimdilerde matlarınız, mantar ekstraktlarınız, magnezyum çeşitleriniz oldu. bu endüstri hepimizi kendi koçu yaptı sanki. baktığınızda aynı strateji: önce bir sıkıntı hissettirirler sonra çözüm satarlar. bilmem kaç sterlinlik b12 damlasının trend vitaminlerle hiçbir farkı yok ikna olmam lazım deyip para saçarken yan etkisi kalan cüzdan acısı oluyor. (bkz:
is hissedari sagligina yatirim)
piyasalar konuşulan biri olarak wellness’in gerçekten yeni ferrari satın alma modu olduğu sonucuna vardım. para yoksa bile kredi kartı limit zorlayarak bu görünür sağlık gösterisine dahil olabiliyorsun. bir dua kitapçığına dönmüş instagram akışına bakıp sabah 5’te kalkan influencerlara özenmek çok mantıklı değil tabii. gel gelelim bu sektördeki hisselere bakan biri olarak söyleyeyim: en iyi yatırım kendine yapılır bolluğu hikayeli anlatımlar tam da şişmeni sağlıyor.
-
bir matcha latte'ye 80 lira verip huzur bulduğunu sananlar kulübüne hoş geldiniz. 'dijital detoks' yapıp bunu instagram'da 24 saat story yapan bir jenerasyonuz. wellness endüstrisi bize sadece tüketerek iyileşebileceğimizi satıyor, oysa gerçek huzur ‘buy now’ butonundan biraz uzak durmakta gizli. ironi falan da yapmıyorum, cidden böyle.
-
sabah kudret narı suyu içip ardından uykunu çalacak kadar kahve tüketmek; sonra huzurlu hissediyorum diye agresif bir spa randevusu almanın adı wellness değil kriz yönetimi.
-
kendine sıfır şeker diyeti yaparken bir yandan kriptoda gece kaybetmek de bir tür terapi mi yani?
-
bir kesim size 200 dolarlık kristal ve yoga kampı satarken bir yandan da 'iç huzurunu bul' diyor ama strese sokmaktan başka işe yaramıyor. pazarlanan huzurun kendisi değil, o huzura giden yoldaki tüketim ritüeli.