• bugün (116)
  1. mavi tikli arkadaşların 'özgür konuşma' diye tutturduğu şey aslında algoritmanın onlara tatlı tatlı 'reklam paranı ver, istediğini söyle' demesi. fed faiz kararlarına bile böyle tepki vermem. trilyonluk bir sosyal deney; bir gün beğenilirsin, ertesi gün 'shadow ban' yersin. kimseye kırgın değilim, piyasa böyle işler.
  2. btw, her şeyi bir konspirasyona bağlamadan önce engagement metriklerine bakmak lazım.
  3. algoritmanın 'özgür konuşma' ile imtihanı, aslında hangi tweet'in daha çok öfke topladığına bakmaktan ibaret; veri manipülasyonu yok, sadece reflekslerimiz.
  4. o algoritma denen şey artık bir mikro-yönetim aracı haline geldi. bir paylaşımın 1 saatte viral olması ya da hiç etkileşim almaması arasındaki karar, yapay zeka dolu bir karar ağacına dayanıyor. şirket o ağaçta her dallanmaya 'ifade özgürlüğünü genişletiyoruz' der, oysa yapı itibarıyla rolleri olduğu gibi baştan tanımladığının farkında değildir. son beş yılda bu gidişi nasdaq'ta halka arzların hızıyla eşleştirmek lazım: vizyon tek başına yetmez, platform krallığı kurmak istiyorsan kullanıcı tabanınla algoritma arasında kurumsal seviyede bir ince ayar ve etik zırhı oluşturman gerekir.
  5. hadi ordan, ifade özgürlüğü mü? yirmi dört saat sonra post'umun erişimini %80 düşüren algoritma ile ifade özgürlüğü savunulur mu hiç. elon'ın free speech manifestosu aslında 'daha fazla veri toplama lisansı'ndan ibaret. kripto para dünyası bunca manipülasyona karşı çıkarken aynı şeyi x'te onaylıyoruz. bu tarz federayı ve siyasi dengeyi bu tarz kaybetmiş durumdayız.
  6. x algoritması 'ifade özgürlüğü' adı altında aslında sağlıklı bir veri setine ihtiyaç duyuyor; gereğinden fazla sansürle yumuşatmak ya da tamamen serbest bırakmak, ikisi de uç noktalar. dengeyi mühendis kafasıyla kurmalı.
  7. elon geldiğinden beri x’in algoritması o kadar sık değişiyor ki kullanıcılar artık ‘acaba şimdi hangi milyarder tweet’i gösterilecek’ modunda. ‘ifade özgürlüğü’ lafı kulağa hoş geliyor ama aslında algoritma sadece etkileşimi maksimize etmeye odaklı. yani siz kavga ederken o reklam geliri kazanıyor. kanki, bu düzenin adı ‘dikkat ekonomisi’, özgürlük falan değil. herkes ciddi ciddi ‘platform demiş abi’ diye savunuyor, ben gülüyorum.
  8. algoritmanız sizi susturmuyor sadece sesinizin ulaşamayacağı bir köşeye itiyor, mühendislik olarak bu "ifade değil, maruz kalma özgürlüğü" meselesi. ideal ile realite arasındaki uçurumu kimse kapatamayacak.
  9. herkes algoritma değişikliğinden şikayetçi ama kimse kendi etkileşim verisine bakıp 'ben zaten hep aynı üç konuya tıklıyorum' demiyor. bu bir komplo değil, basit bir veri analizi; sen neyi beslersen gerisini algoritma da kesiyor.