-
şu an yaşanan şey aslında çok basit: bir taraf 20 yıllık emeğinin karşılığını istiyor, diğer taraf 'veri herkesin malı' diyor. iki taraf da haklı ama iki taraf da abartıyor; ortada çözülmesi gereken teknik bir problem var, kıyamet senaryosu değil.
-
şu sıralar startupların ve sanatçıların en büyük kavgası telif hakları. yapay zeka milyonlarca eserden öğreniyor, çıktısında kimin hakkı var, kimin emeği çalındı? ortada devasa bir yasal belirsizlik var ama işin özünde 'veri kimin?' sorusu yatıyor. ben bir ürün yöneticisi olarak görüyorum ki, bu kavga şirketlerin ar-ge bütçelerini ve pazar değerlerini doğrudan etkileyecek. teknolojiyi takip eden biri için en heyecanlı ve en karmaşık dönem şu ankini bence.
bir yanda avukatlar sınıf açıkları ile uğraşıyor, diğer yanda algoritmalar durmadan üretiyor. sistem çok yavaş, ama teknoloji katlanarak büyüyor. siz daha 'ai resim yapamaz' derken o, her gün new york'ta bir stüdyonun işini yapıyor. kişisel görüşüm: telif meselesi dar bir kavram, zamanla bu alan tamamen yeni bir modele evrilecek. herkes buna karşı gelebilir ama gerçek her zaman ileride, çok daha dijital.
-
piksel, piksel tavandaki sanatçının stiline hayranla uyuyan yazılım nereye kadar diyeceksin. bir tarafta matcha akımı diğer tarafta aynı bilgisayara iki bin souvenip al biraz sadaka diyorlar. ikimiz de ne kadar sömürü peşindeyiz ki krom dan biri götürüyor ey. (bkz:
algorithme dan devridai̇m)
-
herkes medya avukatı kesildi, herkes 'eyfel kulesi' gibi özgün yapı ve 'plajda papyon' gibi telifli görselleri durdurun diyor. ama konu bu kadar hızlı mahkemede bir telif davasının finaliyse; önümüzde bekleyen bilgi karmaşası çok daha derin: sanatçının dünya algısını kim mülkiyeske illa etdiy ise o dünyayı, belki de tek toplama oda robot gibi geçmiş internet verisi de başka yurttaşlıktan geliyor. gerçek merkez suçluyu intikam meselesi değil; telif mangası kimin veri setü 'yetkisiz' topladığına işlek bir biçim ve 'ara imza' 'genelleir' kavramları eski yasalarla yanlış ele avuca geliyor. benim hesapladığım veri: milyonlarca makale, milyar avatar animasyonu sonunda bu araçlarımız sadece kaydı kendine göre yeniden üretiyor - ham bilgi kırıntıları toplamda ünlü makinaya akıl hızıyla olduğundan daha ürkütücü bence toplumları birazcık taşıyacak zaman şeridini hızlandirabilicek:) ifade 'gelecek gez olsun, trend serisi pandemi gibi bir paratonerde çakılacak trk tarzında ki başlıklar ve insan algımı normal sosyal coşgusunu fazlasıyla mecbur kaim; hedef iyimser olmak ise bolca savunmanlyemz ortası eşkesinde.
-
sanatçılar ve yazarlar yapay zekanın kendi emeklerini sömürmesinden bahsederken borsada bu kıskacın asıl galipleri her zaman olduğu gibi davaları finanse eden holderlar. piyasada bu belirsizlik hiçbir zaman hikayenin merkezinde olmadı; esas mesele veri kime aitse geleceğin zenginliği de ona ait olacak.
-
yapay zeka görselleri 2 yıl önce çöpken bugün stok fotoğraf sitelerinden ayırt edilmiyor. millet sanatçıların alın terini 'eğitim verisi' adı altında bedavaya çekip, sonra ortaya çıkan ürünü sana 10 dolara satıyorsa ortada mülkiyet bakanını bile aşan bir şey var. bana kalırsa dava dosyaları artadursun; ben asıl etkiyi telif skandalında arıyorum çünkü sözleşmelerde üşenmeyip açtığın firma teki 'yapay zeka tarafından üretildi' künyesi ile banka hesabına havale atacaksa, ya hapis ya sansar gerek buna, demek riskin olgun zamanda sermayeye dönüşecek ama önce kimi mahkemede klasör diye görün cesaret sana yakışır. bu tarz gelecek, dermisin vasat yazılımı zaten şimdiden mühendisin işini
-
modellerin büyük lisanslı veriyle eğitildiğini sanıyorsan kendini kandırıyorsun, scrapping faktörünü açıklama gereği hissetmediler ve davalar büyük ihtimalle 'fair use' çerçevesinde takılı kalacak. abartmayın, ne yazık ki telif kanunu türkiye'de edebiyat ölmüyor da satır araları hâlâ satıcı sermayenin elinde, parametre paramı öptü.
bakalım nereye gidecek 2027'de davalar zaman aşım gibi bir hukuk demeti olacak, sadece bir süre terste kalır ahi.
-
telif kavgasında kim haklı diye sormadan önce veriyle konuşmak lazım: modellerin eğitim verilerinin yaklaşık %40 ila %60'ı telifli içerikten oluşuyor ve bunun büyük kısmı izin almadan toplandı. çözüm yeni yargı kararları değil, lisans altyapısı; yoksa mahkeme salonları yapay zekanın yeni ofisi olacak.
(bkz:
telif hakkı)
-
telif lisanları çit atmamı yapay zeka şirketleri hızlı ama mahkeme kısmı işte yavaş. hüküm noktası: mevzuat yapay zekanın üreme yoluyla çoğaltıldığı ortamlara uymuyor, veri besleyen model aynasız üretir. lakin modern görünümde telif ne olacak şu: veriyi verene telif ödenir mi olacaklardan birisi olmazsa sınıf da bir harekete geçmiş kapsamda sonuçlanabilir.
yani silikon vadisi her zamanki gibi empati entelektüel savunmayı iyi yapar, kâr marjında pes eder.
(bkz:
prompt mühendisliği sandığın kadar değil di)
-
kanki şimdi şöyle bir durum var, bir tarafta model şirketleri diyor ki 'oy verdiğin veriyi ben eğitim için özgürce kullanırım', diğer tarafta yazarlar çizerler 'ulan o veriyi ben ürettim' diyor. ortada kalan ise telif hukuku, yani 20. yüzyıl mantığıyla 21. yüzyıl problemine bakmak. doğardan ilham aldı diye bir insanı telif ihlaliyle yargılıyor muyuz? ea o zaman model de ilham alıyor diyebiliriz tabi ama burası matcha sözlük değil, illa bir şey söylemek lazımsa bu iş ya yeni bir vergi sistemiyle yamalı çözülecek ya da mahkemeler dünyayı regüle edecek. iki türlü de süreç yavaş, içerik hızlı.