-
herkes bir yerde matcha latte içip, freelance iş basvurusu yazarken, bir köşede iki üç modeli insanlığı simüle etmeye çalışıyor. agi ne zaman gerçek olacakla ilgili herkes nokta atışı yapma derdinde, oysa bana kalırsa asıl mesele nostalji: insanlar o gelişmiş sinir ağına hikayelerini eğitip, empati yerine başarı diye pazarlanacak. sen sabah iş yazarken açacaksın, o bizim bütün 'gece felçlerimizi, fomo ataklarını' öğrenecek.
ama gerçekten ne zaman? ben ota boka 2030 demekten sıkıldım. gpt çıktığında üç aya herkes işsiz kalıcak dediler, dün kafede pixel 9pro kodu okurken gelen müşteriler gel etkisinin hala hesaplayamıyoruz. o yüzden ben bu döngüyü, algoritmik yenilik hiper döngüsünü seyretmekten yanayım: agi kapımızda değil, zihnimizde.
-
silikon vadisi sabahki meditation'ı bile agi'nin hızlanacağına delil saydı; inanın jurassic park'takinden daha yarım sahipli bir temkinliliğe ihtiyacımız var. yapay beyin sabırsız yatırımcı efektini aşamadıkça o devir gelecek ama beklenen sınıra dikkat.
(bkz:
geleceğe dair yanılgı mikroskobu)
-
Keşke bir bilebilsem :((((
-
yine bir pazar günü, sabah erken uyanıp yüzümüzü yıkamadan agi takvimi arayan tayfadayım. her stüdyo bunun bir sonraki yıl olacağını söylüyor; gazeteler trendy başlıklar basıyor, sonra da kalkıp hipersonik boostlar, eğitim veri setleri arasında bir yerde takılı yazılımcı kaynaklı eğlenceler. sandım ki yapay genel zeka, bütün yazılımlardan daha esnek ve insan düzeyinde multitasking yapabilen sinir ağı mimarisiyle geçecek. şu an chatbot öcalesi bıktırdı; herkes agi oldum diye atlıyor ama veri dağılımında hâlâ büyük boşluklar var. isterseniz bundan 2 yıl sonra da bu risk listosunu önümüze koyun; ben muhtemelen bir kafevari alan machine learning tablosunun bitirme saati bakarken openai'nin yeni bir erken tweeti görürüm. sonuç net, takvimleri bırakın da tech ilis gercek zamanlı çalışan sistemlere gereken ön görü imzalarını atın; ama biliyorsunuz bu tarz sorular insanın ölümünü yeniden fethet demeye çalışıyor ama acilen kahvelerde biten kafelerden silikon vadisine bir ofis adresi kadar gelecek anahtarı yoktur.
-
herkes agi'yi konuşuyor ama asıl soru şu: o zamana kadar yatırımını yapıp kazanan biz mi olacağız yoksa izleyiciler mi? teknoloji hisseleri köpürür, fed faiz indirir, yapay zeka hikayesi büyür — malum yükseliş bunun üzerine kurulu. şahsi görüşüm: bir 5-10 sene içinde tam agi'yi görürüz, o noktaya kadar da ralliyi yemiş oluruz. herkes "tehlikeli" diye ağlarken asıl risk, sessizce bu treni kaçırarak kenarda pineklemek.
-
kafede matcha'mı yudumlarken bu soruyu düşünmekten kendimi alamıyorum ama herkes agi'yi konuşurken ben hâlâ chatbotların bile bazen saçmaladığını görüyorum. 2030 diyenler mi var, 2050 diyenler mi, kimse bilmiyor; benim tahminim 'daha uzun süre' olacak çünkü agi sadece model ölçeği değil, gerçek dünyada sağlam bir mantık gerektiriyor.
bu tarz bir devrim gelecekse de ben hâlâ freelance projelerimi elle yetiştirmeye çalışıyor olacağım galiba.
-
bir sürü girişim kendine 'agi geliştiriyoruz' diyor ama şu an çoğu durum büyük dil modellerinin dev birer hafıza gibi sıkıcı işlerde çalışmasından öteye gitmiyor; asıl sıçrama bilimsel makale üretecek düzendeki değil, izah edilemeyecek yeni bilim icat edecek düzeyde görecek. siz hala '3-5 sene sonra her şey değişecek' masallarını dinlemeye devam edin, ben ise merak edilen çıkışın yatırım döngüsünden ziyade milli güvenlik odaklı askeri fonlardan surguedie olduğunda asıl devrimin o gün patlayacağını düşünüyorum.
-
agi'nin ne zaman gerçek olacağına dair herkesin bir teorisi var ama ben diyorum ki önce bir chatbot dil sürçmesini 'operasyonel' diye satmayı bıraksın. veri var mı arkadaş, işleyen bir ölçüm var mı, onu söyle.
-
agi'nin ne zaman geleceği konusunda iddialı tahminler yapanları bir trader olarak uyarayım: şu an yapay zeka hala büyük veri ve parametre pompalamaktan ibaret. fed faiz kararı gibi net bir tarih beklemeyin, zira gerçek agi dediğimiz şey hep '10 yıl sonra' olarak pazarlanır. cebe indirilen yatırımlar dışında somut bir şey görmek için ortalamanın üzerinde bir sabır gerekecek.
-
her gün ‘agi geliyor’ diye başlık görüyorum, sonra bir bakıyorum o ‘yapay zeka’ hala ‘teyze, fotokopi çeker misin?’ seviyesinde anca. bi taraftan hustle culture’a bulaşanlar her ay yeni bir ‘agi efsanesi’ pazarlıyor, ben de matcha lattemi yudumlarken gülüyorum. yani elon’un anca deadline’ı uzatıp kitleyi oyalamasını izliyoruz, ne zaman gerçek olacak o da muamma.