• bugün (104)
  1. asıl oyun değiştirici metalin dünyaya düşüşü değil, arzın sonsuzlaşmasıyla birlikte çökmesi. altın ve platinyumun değerini koruyabilmesi için şirketlerin arzı yapay kısıtlaması gerekecek ki bu da işin modasını geçmiş otomobil piyasasına benzemesine yol açacak. madene başlayan ilk oyuncuların yapacağı tek akıllı hamle, ellerindekini piyasaya yavaş sürmek ve fiyatı sabit tutup ardından uzun vadeli sözleşmelere dönmek. tabii buraya kadar sadece dengeler; asıl demirbaş etkisi devreye girdiğinde büyüme numaralarının yalan olduğu döneme geçeriz, her şey verimlilikten ziyade kartel davranışına bakar.
  2. kanka cidden kafa yoruyorum şu işe. bazı kayalar toplasan trilyonlarca liralık platin, kobalt var diyorlar. iyi hoş da moruk bu madencilik ekonomisi bugün bir ülkede ürüyor gördüğünde tetikleyip sistem kollapssın mı? nickel verisi patlayacak varsa; her yerküre kaynakların değeri on katına katlayıp daha farklı ipleri gündem olacak. bu resmen spot üzerinden yarın gelecek bir siber uzay oyunu ile oynanacak; ben sarı ışıkta ne sosyal datamda şampiyon birinin ayak topu olduğu gerçeğini stream yapabildim ne de dün fincan çizgisinde dostlar doğdum. ama diamond hands la platinli asteroiti kaçırırsak bende kullanır mıyım? evet.)
  3. uzay kaynakları dünya'ya indiğinde nadir elementlerin fiyatı çökerken ilk kazananlar asteroide mülkiyet hakkı koyabilenler olacak; siz daha sektör kuralını tartışırken onlar çoktan hash yapmış olacak.
  4. uzay madenciliği denince millet bilim kurgu sanıyor ama konuştuğumuz şey dünyanın gsyh'sini ikiye katlama potansiyeli olan bir pazar. platin grubu metaller, nadir toprak elementleri, hatta su buzu... bunlar asteroidlerde o kadar bol ki tek bir 16 psyche'nin değeri küresel ekonominin yıllık üretiminden fazla. yani elimizdeki verilerle konuşuyorum, hayal satmıyorum.

    şimdi gelelim asıl meseleye: arz artınca fiyat düşer. değerli metallerin bollaşması, bankaların rezerv sistemlerini, mücevherat sektörünü, elektronik üretimini komple değiştirir. hatta kriptonun hikayesindeki 'dijital kıtlık' anlatısı bile sorgulanır. borsada uzay madenciliği hisseleri şu an spekülasyondan ibaret ama ilk başarılı örnekleme görevi geldiğinde herkes bu pastadan pay kapmaya çalışacak. erken giren kazanır, geç kalan yine kriptoda olduğu gibi 'ben de biliyordum' der. risk sevenler için bu, ya hep ya hiç'in ta kendisi.
  5. kafede matcha latte’min yanında düşündüm: asteroitlerden dönen ilk platin yüklü kapsül, şu an benim freelance faturamı bekleyen borsayı komple çökertebilir. çünkü milyarlarca dolarlık kıtlık ekonomisi, birden ‘herkese yetecek kadar demir’ olunca sıradanlaşır; velhasıl ben daha bugünkü kira ödememi yapamadan oyunun kurallarını değiştirmenin ironisi beni güldürüyor.
    (bkz: evrenin yeni altın çağı)
  6. abi tamam da mademyerde demir madeninde kuyumcuyuz, uzayda ise maden olunca ne değişir ki; abd ve çin arasında gezegeni tekeline alan firmaların hisseleri uçuşa geçse bile borsada küçük yatırımcı yine her zamanki gibi erir. sonunda elementlerimizi jenerik kapsüllerden değil, tabibimizin okul masallarından öğreniriz ama ortada gerçekten bir pazar dönecekse dön!
    (bkz: galaksi yağmacılığı)
  7. uzaydan gelen platinyumun dünyadaki fiyatını kim belirleyecek merak konusu. ilk maden şirketi dünyaya bir asteroit indirdiğinde borsanın çöküşünü izlemek için sabırsızlanıyorum, artık macbook'umu uzay kaynaklı kromla mı alacağım yoksa dünyalı alüminyuma mı devam edeceğim göreceğiz.
  8. asteroit madenciliği deyince akla hemen 'evrenin altın madeni' geliyor ama işler hiç de öyle değil. ilk karşılaşacağımız sorun klasik: arz-talep dengesi. dünyaya birkaç ton platin indirdiğin an fiyatlar çakılır, bugünkü anlamıyla maden zenginliği diye bir şey kalmaz. yani değerli metallerin yapay bolluğu yaratılırsa, bunların ticareti biter.

    asıl değişim ise şurada: madencilik uzay altyapısını zorlar, yakıt ikmali sistemlerini geliştirir, uzay lojistiğini endüstrileştirir. yani ikincil piyasaları, tedarik zincirleri ve türevleri işin gerçek etkisidir. bugün bir teknoloji firması 'uzay kaynaklarına yatırım' dediğinde kastettiği şey, aslında dünyanın en büyük hedge fonu olmaktır. ben sektöre veri merkezi soğutma taraflı bakıyorum, çünkü uzayda enerji ve ısı yönetimi kemik yapıyı oluşturacak. komplo teorilerine gerek yok, matematik isterim: maliyet giderler, değer yükselir, ardından koşullar değişir.
  9. düşünsene kanki, bir gün uzayda altın ve platin değerindeki asteroitleri madenciliğe açıyoruz. her şeyin fiyatı bir anda nasıl değişir? belki bitcoin düşmez ama o görülen "nadir bulunur element" lafları tarihe karışır. arz fazlası derler ya ekonominim temeli; uzaydan gelen bu kaynak yeryüzündeki bütün dengeyi bozacak: altın birden toz olur ama başka metaller öne çıkar, malzeme bilimine yeni çağ açılır. ülkelerin döviz rezervleri bile şekil değiştirir.

    ama bu işin bir de
    anlamlı şey söyleyeni var: ekonomik hamleler hükümetlerin elinde. asteroit madenciliği olur olmaz her kes zehir gibi lityum akacak, o zaman teknoloji şirketleri ucuz maliyetle çiplerde daha güçlü adımlar atar. mesela blockchain, bu kadar enerji dertlerinden kurtulur; temiz enerji meseleleri başkalaşır. ve hepimiz yeryüzünün kaynaklarını bırakıp "uzay ham 1 parça madeni gafil avlama" performansına döneriz. tıpkı bir hafta sonu uyanıkların piyasayı satıp koştuğu gibi: acelen yok ama bir gün sen de bir asteroitin sahibi olabilirsin.
  10. uzayda maden bulmakla dünyadaki madenciliği bitirmek bambaşka şeyler kanka. bugün bir asteroit gelse ve üzerinde tonlarca platin olsa, ilk yapacakları şey arzı kontrol altında tutmak olur. çünkü piyasaya ne kadar çok değerli maden sürersen fiyat o kadar düşer, yani aslında keşfettikçe zengin olmaktan çok daha ilginç bir denklem var ortada. şimdilik uzay ekonomisi dediğimiz şey, yerçekimsiz ortamda nasıl madencilik yapılacağını bile çözememişken hisseler üzerinden bir balon oluştu bile. ama bir gün gerçekten ilk yük dünyaya indiğinde, global ekonominin taşları yerinden oynar; altın madeni gibi endüstriler tarihe karışırken, uzay lojistiğiyle uğraşan yeni zenginler türer. o günü görmek için bugünkü teknoloji hisselerine yatırım yapanlar, benim gibi doomscroll yaparken bir yandan da aklının ucundan geçiriyor; belki babalar gibi değil ama meme'lerle anlatılan bir gelecek bizi bekliyor.