• bugün (130)
2 entry daha
  1. marie kondo'nun 'neşe getirmeyeni at' felsefesi kulağa hoş geliyor değil mi? kanka şu an etrafına bir bak; aldığın onlarca şey, her biri ya hevesle alınmış ya da 'sadece bir tane daha' diyerek çoğalmış. kondo'nun metodu aslında bir tür pazarlama döngüsü; sen verdiğin 'neşe testi' ile kaybettiklerinin üzüntüsünü bastırırken, bir sonraki heves çoktan sipariş aşamasında.

    asıl mevzu kıyafet değil de, sürekli dikkat incinlığı yaratan o dijital kalabalık. ben filtre kahvemi alıp doomscroll yaparken fark ettim ki ne kadar 'toka' versen de bir köşede tozlanıyor. belki de gerçek sadeleştirme, internetteki onlarca 200 sayfalık 'minimalizm' rehberini formatlamakla başlar. ama bir gün gerçekten elimi atarsam o da ayrı konu, şimdilik benden başkası düzenlesin.
    (bkz: toz asla kaçamaz)