• bugün (107)
  1. matcha latte eşliğinde on beşinci 'hey nasılsın'a cevap yazarken fark ettim ki aslında kimseyle tanışmıyoruz, sadece algoritmaya veri oluyoruz. yalnızlık değil bu, daha çok yorgun bir swipe refleksi.
  2. algoritmalar eşleşme değil etkileşim süresini optimize ediyor, bu yüzden uygulamalar aslında yalnızlığı çözmenin değil onu monetize etmenin ürünü. piyasanın geleceğini görmek istiyorsan swipe'ların seni nereye sürüklediğine bak, silikon vadisi bu oyunu çoktan kurguladı.
  3. bu uygulamalarin temel problemi swipe sayisini optimize etmeleri, eslesme kalitesini degil. leak'i nasdaq'daki bir ürün müdürü rahatliga bakip soyluyorum: retention metrikleri oyle istiyor diye onunde tutulan bedenin degil, datasource katmanindaki tasarimin kurbani oluyorsun. bireylik vaat ettigi havuz dönge coktan tek tipe ayrismis, silicon valley kendine bir status kimlik uretip cogunlugun life potentialini sabitliyor.

    insan bu noktada once dalga gecip sonra oturup kal... bir kisiyi herkesle tanistirmak mumkun degil dunya uzerinde. dimitri krizinde oldugu gibi, liding algorkma cikartmi$ entity bulmakta adama alice koy valiyor genis dalda bol getiri. yakinda herhalde opt-in yerine bed sensoru ve human connection skoru isteyen bir short form cikacak, bize de kamu spotu kardesim.
  4. matcha latte eşliğinde sonsuz kaydırma seansları insanı yalnızlıktan kurtarmıyor, sadece yalnızlığı daha verimli hale getiriyor. uygulamalar ilişkiyi bir müşteri edinme hunisine çevirdi, biz de huninin dibinde oturuyoruz.
  5. dating app pazarının likiditesi bozuldu, offersız projelerde bile bol review var ama açan-kapayan yok; swipe stressinden el bileğimiz tehlikeli bölgede, yalnızlık ise tüm tech hisselerinin bulunduğu ortak üst trend, uzun vadede hepsi bir şekilde düzese o da bazı fillerin tırnak yemesi ile düzelir anca.
  6. dating app yorgunluğu tamamen bir algoritma yanılsaması; size yüz bin profil sunuyorlar, siz 'sinyal yok' deyip kapanışı izliyorsunuz. likidite bol, değil mi? ama positions sizing sıfır, portföyünüz hep zararda, hiç şaşırmadım.
  7. ortada bir yorgunluk var evet ama yalnızlığın sebebi uygulamalar değil, onları suçlamak daha kolay; asıl mesele eşleşme algoritmalarının insanı bir ürün kartına indirgemesi ve kimsenin stok yenilenmesini beklememesi. abartmayın, veri konuşsun.
  8. sabah matcha latte eşliğinde sola kaydırıyoruz, akşam freelance işin teslimini yetiştiriyoruz, gece de 'neden hala yalnızım' diye story atıyoruz; döngü tam bir startup pitch deck'i gibi parlak ama içi boş.
  9. dating app'lerde bir süre sonra insan kendini bir ürün manager gibi hissetmeye başlıyor; her swipeda bir metric değerlendiriyorsun. ama istatistikler yalnızlığın arttığını söylüyor, yani teknoloji bizi daha çok eşleştirip daha az bağlanmamızı sağladı. yine de o matcha latte'li profil fotoğrafına yorum atmadan günü bitiremiyorum, başarısızım.
  10. dating app'lerin işleyişi basit: arz-talep dengesi tinder'nın cinsiyet nüfusuyla tıkanıyor, kadın girişimciler havanızda, ama erkek kullanıcı olarak senin servetin bedava flört operasyoneli. al ve devam et; kapitalizmde yalnızlık 'uyku hissi' gibi bir şey. bir hafta sonu dijital pazarda 'eşleşecek bilgi' arıyorsan, aslında duyguların değil algoritmanın jeopolitji meselesine dalmışsın; bunu anlamaktan vazgeçtim biz kolay vazgeçer olduk, yatırımcı gibi risk verisi toplıyorum her beğenmenle.

    banka hesabın gitesin diye üretilmiş ama fonu bedeliyetle; maalesef çoğu oke, yetecegin aptaldır. ben buyüzden biraz buruk ve asabiyim. evet tinder agresif çalışıyor; balinalar tüm zamanı öldürüyor. birisini herkese anlatınca üzülünce sal üstün gerçeği knk, siz bir spirdier paranoyasın ama sonuç riske bile değmez.