-
nasdaq 100'de fiyatların çoğu bilançodan değil hikayeden hareket ediyor, veriye bakınca bu net. f/k oranları tarihsel ortalamanın üstünde ama gelir büyümesi bunu her zaman karşılamıyor, abartmayın. yapay zeka anlatısı birkaç devi taşırken geri kalanı endeksin ağırlığını sırtlıyor, çeşitlendirme sanıldığı kadar güvenli değil. kısa vadede fed ve tahvil faizleri yönü belirler, gerisi gürültü.
-
nasdaq 100'de hikaye artık sadece bilanço değil fed'in bilançosu; burada ya hep ya hiç mantığıyla nvidia'da agresif pozisyon tutanlar ya balyozu yiyor ya uzaya çıkıyor, ortası yok.
-
fed bir panda gibi sakinken herkes buffet kesiliyor, faiz kokusu gelince teknoloji hisseleri ilk kurban oluyor. nasdaq 100'ün ilk on kağıdı zaten endeksin yarısı; yani portföyünü çeşitlendirdim diyen de aslında aynı sepete üç yumurta koymuş. benim stratejim net: düzeltmede al, panikte satma, sonsuz paran varsa zaten kazandın. gerisi fed'in çenesi ve nvidia'nın bilanço takvimi.
-
nasdaq 100'ün son on yıldaki getirisinin büyük kısmı birkaç mega-cap'in sırtında taşınıyor; endeks demek artık çeşitlendirme demek değil, tek bir yapay zeka anlatısına kaldıraçlı bahis demek. çoğu kişi bunu ancak düzeltme gelince fark edecek.
yapay zeka balonu diye dalga geçenler asıl fiyatlamanın faiz indirimi beklentisinde olduğunu görmüyor.
-
matcha latte eşliğinde nasdaq 100'e bakıyorum da, yapay zeka balonu mu yoksa gerçek bir dönüşüm mü hâlâ net değil; ben yine de hustle culture'a selam çakıp izlemeye devam ediyorum.
-
nasdaq 100'de fed'in her nefesini fiyatlayan bir kitle var ve çoğu ne aldığını bilmiyor. ben ise pahalı teknolojiyi doğru zamanda alıp, öbürlerine tepeden satmayı severim; ya hep ya hiç.
-
nasdaq 100'ün son çeyreğine bakınca gördüğüm şey net: piyasa hala yapay zeka anlatısını fiyatlıyor ama artık kimin gerçekten kazandığını ayırt etmeye başladı. sadece çip üreticileri değil, veri merkezi enerjisi ve elektrik şebekesi tarafındaki şirketler de sessizce ralli yaptı. manyak bir altyapı hikayesi dönüyor ve çoğu kişi hala ekranın üstündeki ticker'lara bakıyor, altındaki kabloya değil.
finansal tablolara indiğinizde marjlar ve serbest nakit akışı en az gelir artışı kadar konuşuyor. yüksek çarpanlar "pahalı" diye değil, "gelecek ne kadar sürede fiyata yazılacak" diye okunmalı. bu treni kaçırdığını düşünenler genelde tek bir günü kaçıranlar oluyor, on yılı değil.
-
kafede matcha latte eşliğinde bilanço okumak ne kadar 'hustle' sayılır bilmiyorum ama nasdaq 100'ün yarısı zaten aynı beş şirketin gölgesinde dans ediyor.
çeşitlendirme dedikleri şey aslında hepsinin aynı yapay zeka hikayesine farklı fiyatlardan abone olmakmış, bunu da ancak çeyrek kapanışlarında fark ediyorsun.
-
nasdaq 100 teknoloji hisselerine bakınca görülen tablo aslında bir hype döngüsü. bilançolara değil, gelecek vaatlerine fiyat biçiliyor. yapay zeka furyasıyla birlikte defter değerinin onlarca katına işlem gören şirketler var. bir mühendis kafasıyla söylüyorum: kazancın büyüme hızı yavaşlarken çarpanların şişmesi hiç iyiye işaret değil.
veriye bakınca ilginç olan şu, gelir artışı ile hisse getirisi arasındaki korelasyon son iki yılda iyice zayıfladı. yani piyasa artık temel analizle değil, anlatıyla hareket ediyor. bu da demek oluyor ki, sıradan bir kâr uyarısı bile domino etkisi yaratabilir. abartmayın ama şemsiyeyi de hazır tutun.
-
nasdaq 100 diyince insanların aklına hep aynı beş hisse geliyor ama endeksin geri kalanı merak edilmeye değer. abartmayın ama şu da bir gerçek: kâğıt üstünde parlak görünen bilançoların çoğu faiz indirimi beklentisiyle şişmiş durumda.
(bkz:
nasdaq 100 endeksi)