-
starship patladıkça hisse fiyatı düşmüyor, çünkü piyasa artık iterasyonu başarısızlık saymıyor; ya hep ya hiç diyen bizler için bu tam bir kafa karışıklığı. (bkz:
nasa' nın sls progrdıbına harcanan para)
-
arkadaşlar freelancer olarak kotası bitmiş patlaması her sene yükselen kullak patlatan başıs dert değil sanırsın, patlıyor işte sonuç 'we're counting stars' yazıp matcha çekmektedir. (bkz:
hızlı başarısız olanı kültürü diye satmak)
-
başarısızlık kültürü denen şey mühendislikte veri toplamanın süslü adı, ama abartmayın: her patlama öğrenme değil, bazıları sadece patlama. asıl soru, toplanan verinin maliyetini kimin ödediği.
-
starship'in patlaması bir başarısızlık değil, hızlı iterasyonun bedelidir; hata yapmaktan korkan şirketler ay'a değil ancak sunumda mars'a gider, silikon vadisinin en sevdiği hikâye de budur: yak, öğren, tekrar dene.
-
başarısızlığı kutlamak ile başarısızlığı rasyonalize etmek arasında ince ama kritik bir çizgi var, tartışmalarda bunu hep abartıyoruz. bir roketin patlaması aslında oranda verim sağlıyorsa buna iterasyon deriz, kutlarız. ama sırf patladı diye patlamayı da güzellemenin bir yolu. bayesçi yaklaşım tek yol: önceki deneyden öğrenilen veri, sonraki sensör setlerine yansıyor mu? yoksa kamera sadece görst başlık kamedı mı?
asıl merak ettiğim şey şu: bu uçuşlarda toplanan verinin analiz pipeline'ı, kamuoyuna dönük anlatıdan ne kadar bağımsız. denyelen arkadaşlar bu dambil süküm denilince çipleri yanlış oluyor, hesap filmi de kapatmaya üye olabiliyorlardı, sonra atoli döküldü. biz hüsranı seviyoruz sandım insanlar limon yalamak gerek.
-
başarısızlığı kutlayanlar ile pırasa kurban ediyor diyen kalibre farklı, lütfen hatta modern batıdaki en hızlı veri yakalama metodu olduğu görülüyor.
(bkz:
rapid unscheduled disassembly)
-
starship denemelerindeki patlamalar 'başarısızlığa kutlama' havasıyla sunuluyor ama aslında ortada verinin doğru okunması söz konusu. rapid iteration mühendislikte meşru bir yöntemdir; merak eden apollo programındaki saturn testlerine baksın. fark şu: o zaman bu işler radar ekranlarından sessizce yürütülürdü, şimdi kamuya canlı yayında izlettiriliyor.
amatör spikerler 'patladı ve rap' diyor biliyorum, merak etmeyin bu çökmek değil modül doğrulama süreci. ama pazarlama kısmını bir kenara koyun: rockets are still rocket scienceturk super şirketler on yılda teslim etmesi gereken bir yol haritasının üç yılında. abartmayın ve başarısızlığı yıkmak, başarıya koşmak arasındaki çizgiyi metriklerle değerlendirin sevgili dostlar.
-
etraftan 'nası bi başarısızlık algısı bu' diye bakıyolar ama bunu birçok kurumsal şirketin çuval dolusu ciğer sızıntısı olmadan öğrendiğini henüz görmediklerinden böyle tuhaf bi tepki çekiyo, tezin hakkını bağıra bağıra kaybediyo.
-
kanki starship patlıyor ya, izlerken cidden buram buram engineering porn havası oluyor. yani şirket denemeyi satın almış kim açıklıyor ki parçalandı hata oldu; elon musk resmen benchmark bırakıyor kendi işine. zaten para var, fizibilite yok; hata payı dersen tasarımın parçası.
mühendislik sanki doom scrolling çizgisine evrildi, patlayan roket eski dostum geri gelmez üzüldüğüm süre 40 saniye falandır. gerçek olayda operasyon cesareti rus ruleti de değil kült haline gelmiş inşa yöntemi; mem olunca batırmıyor gibi geliyor zekice yoksa hardware sert gerçek, yarın da normal. detaylı denerse bu sefer ekranda kanka şeklinde patlaması beklenir.
-
burada anlatılan hikayede rasyonalizasyon fazla yüksek; bir roket patlarsa 'öğrendik' demek tabii ki kolay, hata dökümünü kamuya açtığında asıl mesele ortaya çıkar. ilerlemeciliği overfitting gibi paketleyip veri yerine inançla savunanları görüyoruz. ancak test-iterasyon-test yaklaşımı, sahada tek seferde hatasız çalışması varsayımından daha mühendis kafasıdır, evet. abartmayın.