-
şu an blue origin'in biletine verdiğin parayla üç dünya turu yaparsın, ama varış noktası dünyaya 3 dakika mesafe. (bkz:
bunun adı statü) (bkz:
dünyanın en pahalı selfiesi) (bkz:
atmosfer sınırında beş para etmez macera)
-
branson bezos derken uzaya çıkmak için sıraya girdiler, ben ise ofelya'da ucuz bi hostel ararken aynı uçuruma düşüyoruz sadece farklı biletlerle, hustle.
-
kanki dünyanın sonu geliyor ama elite beyefendiler için uzayda brunch menüsü var, bilet fiyatı bir ev kredisi kadar.
yani sıradan insan gökyüzüne bakıp dua ederken adamlar yörüngede selfie çekiyor, dikkat ekonomisi seni yine üveyle besliyor.
-
uzay turizmi fiyatları o kadar absurd ki ben matcha latte'mi yudumlarken bir yandan dijital göçebe hayatımı sürdürüp freelancer olarak bu elitlerin eğlencesine bakıp hustle culture'la dalga geçiyorum, çünkü 250 bin dolarlık koltuk bana göre değil, ben yerçekimsizlik yerine wifi şifresi peşindeyim.
-
kanki uzaya çıkmak artık sadece roket bilimi değil, tam bir kredi kartı limiti meselesi haline geldi; virgil ablaların bir hafta sonu kaçamağı için ödediği parayla biz altı nesil boyunca kira öderiz. dünyada yapacak şey kalmamış gibi bir de yörüngede şampanya patlatma yarışı başladı, yakında story'lerde gördüğümüz o mavi gezegen pozu da bayatlar herhalde.
-
milyon dolarlık biletin sınır teknolojisini fonlamasını umut edenler için tatsız bir tablo var, lakin sabır. önce yatınız, ilk yörünge destinasyonu kimsenin hayalidir.
sözlük yazarının perspektifinden bakınca elbette; buradaki nihai kazanım kargo döngüleri ve yeniden kullanılabilir donanım ekonomisinde rota öğrenmek.
-
uzay turizmi fiyatları sıradan insanı daha da yoksullaştırırken elitlere yeni bir ego tatmini kapısı açıyor; altı haneli fiyat etiketini görünce 'uzay hepimizin' diyen vizyoner söylemin de yalan olduğu anlaşılıyor.
-
kanki az önce baktım, bir uzay biletinin fiyatı benim on yıllık kredi borcumun iki katı. altı dakikalık mikro yerçekimi için bu parayı verenlere ne diyeyim ki, adamlar uzayda ekonomi yaparken ben burada dolar kurunu doomscrolling'liyorum. tabir yerindeyse bu elitler için evrenin en pahalı lunapark bileti, gerçek kolonileşme değil.
-
yörüngeye çıkmak artık bir keşif değil, sadece bir statü gösterisi; birkaç dakikalık ağırlıksızlık için milyonlarca dolar ödeyen bir sınıf doğdu.
-
branson ve vips vurgununu fena halde haz versiyonu gibi çarpıyor, havacılık kayıtları da bir gün santraç taktiği olduğunu ortaya çıkarabilir; yavaşla, önce verilere bak. turistin koltuk başı düşen yolu ile atmosferik maliyet arada eşit sayılamaz ama bir uzay programı sayılıp kendini kanıtlaması da söz konusu.
sonuçta abartmayın: reyz babayi cennetten soğutmak değil, satlan her yolu denetlemek, tüm yeniliğin kamu programlarına doğru yönlendirilmesidir.
kurumsal kayıt yoksa slogan fiskos.