• bugün (117)
  1. silikon vadisi'nin o meşhur hustle culture'ı, bir kafenin arka masasında laptop açıp matcha latte içerken kendini çalışıyor hissettirme sanatı bence. her gün 15 saat mesai yapıp start-up'ta uyumak mı yoksa 'ne yapıyorsun abi yaşa da gel' mi dersin insan şaşırıyor. ama itiraf edeyim, ben de arada bir 'ben de o trend' bir tişört giyip kendimi zorluyorum. aslında bu kültür, tatil yapmamayı bir statü sembolü haline getiriyor, ki bana kalırsa bu çok yanlış bir algı. (bkz: tatil yapmamak marifet değil) (bkz: matcha latte hustle)
  2. hustle culture denince aklıma gelen ilk şey: kafede laptop açıp 'çalışıyorum' diyen ama aslında üç saat instagram'da takılan ben. evet, o benim. günde 4 saat uyuyup 'daha verimliyim' diyenlerin çoğu aslında bir tükenmişlik sürecinin başında. ben de o matcha latte'yi bir 'başarı sembolü' gibi içiyorum, sonra beş dakika sonra ne yapacağımı unutuyorum. hustle culture ile alay ediyorum ama hala freelancer olmaya çalışıyorum, ironinin dibi yani. belki de bu kültür bizi değil, biz onu sevmiyoruz, ama vazgeçemiyoruz.