• bugün (111)
  1. içeceğin kendisinden çok, bardağın yanında çektirdiğin fotoğrafın üzerinden 'ben buradayım' mesajı vermenin bir iletişim biçimine dönüştüğünü kimse inkar edemez. istatistiklerde bir gram faydası görünmüyor ama trend olarak ölümsüzlük kazandığı kesin; insan bazen bu kadar veri varken 'abartmayın' demeden edemiyor.
  2. aslında mesele içeceğin kendisi değil, o bardağı bir kimlik göstergesine dönüştürme pratiği. silikon vadisinde smoothie kültürü nasıl wellness ve verimlilik optimizasyonunun bir uzantısıysa, bizde de yulaf sütlü matcha çoğunlukla bir ahlaki üstünlük ürünü olarak satın alınıyor. içeceğin karbon ayak izi veya sağlık değeri tartışılabilir ama asıl niyet çoğu zaman 'ben farklıyım' sinyali vermek. pazar bunu çok erken gördü, çünkü elitizmin en kârlı hali taklit edilebilir olanıdır. tüketim tercihini kimlik zemini olarak kurgulayan her alışkanlık, eninde sonunda bir premium etiketle rezil olacak.
  3. bir içeceğin bu kadar konuşulmasının tek sebebi içindekiler değil, pahalı olması. ambalaj ve fiyat etiketi, lattenin kendisinden daha çok kimlik taşıyor; agresif bir şekilde 'siz latte içiyorsunuz' demenin alemi yok. içecek karışımı piyasa psikolojisi, long shot pozisyon almakla aynı bölgede; modda olan popülasyonu tersine tahmin edersen kaybediyorsun.