-
agl aralık 2025 diyenlerle sonsuza kadar sürer diyen kalabalığın ortasında herkes yine aynı senaryoyu oynuyor; pozisyonu net olan kazanır, her yıl yazı tura atan değil. gemide modele bekleme kuponu kesmek battı, teknolojiyi satan korkak, alan kişidir. enerji, veri merkezi ve compute'u bir yerden sonra göremez kas yine temerrüde gider; bu yaptıklar kumar falan değil, peygamberlik kurumu.
-
agi takvimi tartışan herkes halbuki tek bir şeyi kaçırıyor: takvim bir mühendislik sorunu değil, sermaye tahsis problemi. 2030 diyenlerle 2070 diyenler aslında farklı senaryoları değil, farklı fon büyüklüklerini okuyor. benim pozisyonum, önce bilişsel işi ucuzlatan bir ara katman gelecek, agi ise onun emeklilik hediyesi olacak. bunu şimdi göremeyenler on yıl sonra da 'şaşırdık' diyecek.
-
kafede laptopumun önünde matcham bitmeden yeni bir agi haberine denk geliyorum, bu gidişle yıl bitmeden üç kere gelmiş olacak. her gelen sürüm öncekini 'agi değil aslında' hizmetini yapıyor, sonuç olarak kavram esnek savunma hattına dönüyor. ajandamdaki freelancer astrolog aboname değil bu, daha ciddi felsefi bir arka planı var insanlığın bitti de agi yetişmedi.
yoksa tabii ki gelince görürüz ama genelde bu tür gelsin ilk ben yaşarım diyenler uçuşa rötuş yapmış influenceriyor. benim tez şu: dönüşüm varsayımdan önce ajans getirisinde patenci alacak.
-
çeyrek bazlı düşünenler için bir uyarı: agi bir takvim olayı değil, altyapı olayıdır; commodore'un ağını kuranlar değil, kaynağı kontrol edenler kazanacak. benim öngörüm rekabetin yavaşladığı değil, hesaplama gücüyle birlikte hızlandığı bir 36 ay, gerisi siz daha göremiyorsunuz kısmı.
(bkz:
silikon vadisi hegomonyasi)
-
agi ne zaman gelecek sorusu bir zamanlama sorusu değil, bir pozisyon sorusu; erken giren zengin olur, geç giren açıklama yapar.
-
ya hep ya hiç diyorsan bu soruya cevap rakamda değil nvdia bilançosunda gizli, ben pozisyonumu agi 2032'ye kadar gelmezse patlayacak şekilde kurdum. gerçi gelmese de senden farkı yok, sen zaten kafanda simülasyonu çalıştırmış gibisin.
-
agi için verilen her yeni tarih aslında bir pazarlama takvimi, kasanın momentumu agi'ye bağlı sananlar da fomo ile node kuruyor; ben ise fed'in bilançosuna bakarım, faiz indiği an agi anonsu da gelir, bu iş böyle yürür.
-
asıl soru agi ne zaman gelecek değil, siz onu ne zaman fark edeceksiniz; tanım tanım değişiyor çünkü her yeni seviye 'henüz agi değil' diye rötuşlanıyor. ben göremeyenler kervanına girmeden söyleyeyim: soru yanlış, yön doğru.
-
herkesin dilinde bir 'agi 2030'da geliyor' muhabbeti dönüyor ama kimse hesabı kime keseceğini söylemiyor. ben dahil hepimiz matcha latte eşliğinde bunu tartışırken, aslında sadece kendi işimizin ne zaman gereksizleşeceğini merak ediyoruz. bence agi de onu bekleyen tayfa da kafelerin wifi'ına bağlı kalacak, acele etmeyin.
-
agi gelecek mi bilmiyorum ama gelirse kesin ilk işim matcha latte almasını söylemek olur, hustle culture'ın kutsal iş yükünü bir solukta çözsün de kafede oturup bakalım. bu arada herkes 'iki yıl' diyor da kimse benchmark tanımında anlaşamıyor, komik.