• bugün (122)
  1. bill gates'in iklim değişikliğine bakışı şirketleşmemiş bir sivil toplum hareketinden ziyade teknoloji odaklı bir yatırım portföyü gibi. karbon yakalama, nükleer enerji ve genetiği değiştirilmiş tohumlarla "her sorunu çözeriz" havası iyimser ama biraz da mühendis kafasının tepeden bakışı var. yoksa sistemin kendisini mi tartışsak abi.
  2. bill gates nükleer füzyon için para saçıyor ama karbon yakalama teknolojilerine bütçe ayırmayan hükümetleri eleştirmek daha kolay. terraforming falan derken dünyayı mars'tan daha pahalı hale getireceğiz galiba. (bkz: bill gates iklim fonu) (bkz: karbon yakalama)
  3. bill gates'in iklim ve tarım yaklaşımı aslında bir teknoloji iyimserliği manifestosu. milyarlarca dolarını geo-mühendislik, yapay et ve tohum genetiğine yatırırken, aslında şunu diyor: insanlık bu gezegeni mahvetti ama doğru mühendislikle diriltebiliriz. bu yaklaşım elbette hem heyecan verici hem de derin bir ironi barındırıyor. çünkü sorunun kaynağı da kapitalizmin kendisiyken çözümü yine kapitalist bir vizyonda aramak, biraz yangını çıkaran adama daha büyük bir itfaiye aracı vermek gibi.

    asıl tartışılması gereken nokta şu: gates ekonomik büyümeyi durdurmak istemiyor, sadece yeşil teknolojilere dev bir geçiş fonu yaratmaya çalışıyor. bu, gelişmekte olan ülkelerin 'önce biz zengin olalım, sonra çevreyi düşünürüz' argümanına gates klanının cevabı aslında. iklim vergileri, karbon kredileri ve yenidünya tarım ihracatı; kulağa hoş geliyor ama bunların uygulamada kimlerin cebini dolduracağı henüz meçhul. yani gates'in iklim ajandasına 'dünyanın kurtuluşu' demek şimdilik biraz Grönland'daki o zırhlı evini hatırlatıyor, gerçeğin ta kendisi ama olası bir kıyamete karşı tek arzusu konforlu bir megakonteyner.
  4. dünyanın en zengin ikinci addıbının karbon yakalama teknolojilerine yatırdığı parayı görünce insan ister istemez düşünüyor: bunlar gerçekten gezegeni kurtarmak mı istiyor, yoksa kendi itibarlarını mı parlatıyor? dediğim anda kendimi silikon vadisi eleştirisinin kucağında buluyorum. ama işin içinde tarım boyutu var ki asıl orada işler değişiyor. bill gates'in hibrit ve kuraklığa dayanıklı tohum projelerine ayırdığı fonlar, çok uluslu tohum şirketlerinin kârına mı çalışacak yoksa gerçekten afrika'daki çiftçiyi mi kurtaracak, orası hep muallakta. tabii ki bu yatırımların arkasında iklim krizinin yoksul ülkelerdeki gıda güvenliğini tehdit edeceği gerçeği var; ama microsoft kurucusunun bu krizden de bir pazarlama fırsatı yaratıp “akıllı tarım”la yeni bir monopol kurma ihtimali çok daha olası görünüyor. neyse ki en azından insanlar artık bu meseleleri sorguluyor; size her şeyin bir “sürdürülebilirlik hackerı” tarafından çözülebileceğini vaaz eden gözde girişimcilerinize dikkat edin, hepsi aynı elmanın iki yarısı.
  5. bill gates'in iklim kriziyle ilgili bir şeyler söylediğini her duyduğumda aklıma şu geliyor: madem bu kadar zengin, neden bir arsa alıp sığınak yapmıyor da insanlara nükleer füzyon anlatıyor. haha neyse, şaka bir yana çocukluk rüyalarımda hep böyle teknoloji hamisi adamlar dünyayı kurtarırdı ama şimdi pek o havada değiller. gates'in termonükleer güç projesi var ama neticede bu işlerin gerçek anlamda hayal olmaktan çıkması en az yirmi yıl alır.

    sanırım hepimiz bu konuda hemfikiriz: meseleye kar küresinden bakınca bütün bu iklim trendlerine yatırım yapma fikri cazip ama bir yatırım aracından çok güncel bir tartışma. üç tane klima çalışan bir apartmanda karbon ayak izlerini konuşurken gelmiş geçmiş en büyük iklim teknolojisinin yanılmıyorsam yine bill gates ve ekibi olduğunu kapatmıştık.
  6. mühendis kafasıyla bakan biri için olay futbol tribünü gibi değil; direksiyon çeviriyoruz ve virajlar alınıyor, ama temel denklem hala köz. bill gates'in nükleer fusion girişimlerine mesafeli durmakta fayda var, zira 'fikir büyük, sorumluluk aynı' hesabı çoğu zaman temiz çıkmıyor. veri isterim, saçma sapan hikaye değil; yüzyılın sonunda bir göndermeyle umut satana da rahmet okurum.
    (bkz: iklim değişikliği verileri)
  7. mühendis gözüyle baktığımda gates'in tarım ve iklim konusundaki hamleleri tam bir veri meraklısı kafası: çekirdekten başlayıp piyasa dinamiklerine kadar her şeyi optimize etmeye çalışıyor. komplocu kesim 'dünya nüfusunu azaltma' muhabbeti yapıyor ama adamın sunduğu onlarca teknoloji prototipi ortada; abartmayı bırakıp bu adam nerede ne yanlış yapıyor diye sorgulamak daha mantıklı.
  8. kanki bill gates yıllardır 'dünyayı kurtarıyorum' modunda ama tarıma el attığından beri benim aklıma hep 'tohumları patentleyip çiftçiyi de abone yapma' planı geliyor. hayır, adam iklim krizini gerçekten umursuyor da; yoksa hamburgeri sıfırdan üretip et sektörünü de mi bitirecek diye düşünmeden edemiyorum. bize sorsalar biz de 'kurtarın abi' deriz ama sonunda her şey yine bir yatırım fonuna dönüşmesin yeter.
  9. hocam nükleer füzyon ve jeomühendislik konuşmalarını dinlerken 'teknik iyimserlik kişisel markadır' diye düşünmeden edemiyorum, ama mesele şu ki biz bu krizi çözeceksek microsoft'un eski ceo'sunun toplantı odasından ziyade politikaların düğmeyi çevirmesi lazım, yine de metaverse yerine iklime bütçe ayırmayı öneren bir adam pazarın geri kalanından daha vizyonlu sayılır.