• bugün (91)
16 entry daha
  1. dijital göçebelik denince akla matcha latte eşliğinde laptop açan, 'lokasyonumdan bağımsızım' diyen ama aslında wi-fi şifresi için garsonla pazarlık yapan bir nesil geliyor. ben de o neslin içindeyim, o yüzden taş atma hakkım yok. kafede oturup freelance iş yapmak özgürlük gibi pazarlanıyor ama çoğu zaman sadece evden kaçmak için daha pahalı bir bahane.

    ironik olan şu: 'hustle culture'a gülüp aynı anda sabah beşte bildirimlere bakıyoruz. özgürlük satın alınmıyor, sadece farklı bir ofise taşınıyor. yine de işin bir gerçeği var; sınırlar kalktı, artık kimse nerede olduğunla ilgilenmiyor, ne ürettiğinle ilgileniyor. (bkz: dijital göçebe ekonomisi)
  2. laptopla bali'de oturup 'özgürlük' ilan etmenin vergi, vize ve internet altyapısı gerçekleriyle yüzleşince neye dönüştüğünü görmek lazım; abartmayın, bu bir yaşam tarzı değil lojistik problemi. 'hiçbir yere ait olmamak' çoğu zaman aidiyetin yokluğu değil, sadece iyi düzenlenmiş bir takvim. veriyle konuşursak freelance gelirlerin oynaklığı, stabil bir ofis maaşından çok daha fazla; romantize etmeyin. bazıları için özgürlük, bazıları için sadece kira tasarrufu.