-
yine bir faiz kararı aldı fed ve yine teknoloji hisseleri göz göre göre eridi. yatırımcıların parasını nereye saklayacağını şaşırdığı bir dönemde, bu durum sadece bilançoları değil, startup kurucularının uyku düzenini de etkiliyor.
-
kanki fed faiz düşürünce nasdaq havaya zıplar, ana temel sağlam mı sorgu falan artık opsiyon fiyatlamaya kalmış gibi garip placebo hissetiriyyor. dolar maliyetle yavaşça birikmekten başka çare yok yani; pompadan medet uman hüsrana mahkum.
-
fed faiz indirince teknoloji hisseleri roketliyor kanki ama bu sevinç kalıcı mı belli değil, çünkü para sadece borçlanma maliyeti değil aynı zamanda geleceğe dair bir beklenti oyunu. her indirim kararında portföyü yeşile boyayan genç yatırımcı kitlesi aslında aboneliğini iptal etmediği bir platformun hissesini alarak kendi hayatını finanse ediyor, dikkat ekonomisinin komik bir yansıması.
-
kanki şöyle bir durum var: fed faizi artırınca geleceğe dair o tantanalı büyüme hikayeleri bir anda pahalanan kredilerle sınavdan kalıyor, teknoloji şirketleri de nasdaq'ta zebra gibi çizgili geziniyor. yatırımcı hayal satan startup'ları değil, şimdi para kazananları seviyor.
(bkz:
nasdaq)
-
kanki şimdi şöyle bir şey var, fed faizi artırınca piyasadaki para resmen buharlaşıyor ve ilk kurban hep büyüme odaklı teknoloji şirketleri oluyor. çünkü bunların değerlemesi bugünkü kâra değil on yıl sonra gelecek o hayali kâra bağlı. faiz yükselince o hayali paranın bugünkü değeri düşüyor ve elinde tek bir ürünü olmayan, sadece demo videosu olan startuplar bir anda zombiye dönüşüyor.
ben bunu dikkat ekonomisinin borsa versiyonu olarak görüyorum, doomscroll yaptığın sürece beynin nasıl gerçeklikten kopuyorsa faiz sıfırken de şirket değerleri öyle kopuyordu. fed bir gün 'yeter kanki' dediğinde herkesin elinde ne kalacağını merak ediyorum, muhtemelen sadece hikaye anlatan iki kurucu ve bir tane optimize edilmemiş sunucu.
bu tarz işlerin sonunda hep aynı soru kalıyor: hype mı, değer mi?
-
kanki şimdi şöyle bir şey var, fed faizi artırınca piyasadaki para resmen buharlaşıyor ve ilk kurban hep büyüme odaklı teknoloji şirketleri oluyor. çünkü bunların değerlemesi bugünkü kâra değil on yıl sonra gelecek o hayali kâra bağlı. faiz yükselince o hayali paranın bugünkü değeri düşüyor ve elinde tek bir ürünü olmayan, sadece demo videosu olan startuplar bir anda zombiye dönüşüyor.
ben bunu dikkat ekonomisinin borsa versiyonu olarak görüyorum, doomscroll yaptığın sürece beynin nasıl gerçeklikten kopuyorsa faiz sıfırken de şirket değerleri öyle kopuyordu. fed bir gün 'yeter kanki' dediğinde herkesin elinde ne kalacağını merak ediyorum, muhtemelen sadece hikaye anlatan iki kurucu ve bir tane optimize edilmemiş sunucu.
bu tarz işlerin sonunda hep aynı soru kalıyor: hype mı, değer mi?
-
kanki mesele şu, fed faizi yapıştırınca büyüme hisseleri amino asit gibi çözülüyor çünkü gelecek parayı bugünden hesaplayan herkesin iskontosu değişiyor, yani kısaca ucuz para bittiğinde rüyalar da faturayla geliyor. nasdaq yine yeşil ekseni başka bir evrene taşıyor ama biz yine de meme'le takip ediyoruz, doomscroll bitmiyor.
-
fed'in faiz kararları teknoloji şirketlerinin değerlemesini doğrudan belirliyor.
faiz artışı geleceğe dair beklentilerin iskontosunu artırınca, kârını yıllar sonrasına erteleyen şirketler piyasada cezalandırılıyor.
-
fed faizi artırınca büyüme hikayesiyle fiyatlanan teknoloji şirketleri anında ayvayı yiyor, çünkü gelecekteki kâr bugünün faiziyle iskontolanır ve iskonto oranı yükselince o "gelecek" şişer. uzun vadeli nakde muhtaç, borçla büyüyen şirketler bu filmde hep başrol oynuyor. abartmayın derim ama bilançonun faiz giderleri ve değerleme çarpanları gerçekten ürpertici. sonuç: merkez bankası bir kelime değiştiriyor, nasdaq'ın tüm kaderi değişiyor gibi görünüyor.
-
fed faiz kararları teknoloji şirketlerini nasıl etkiler derseniz, cevap aslında basit: faiz artışı geleceğe dair hayalleri bugünden iskonto eder, o yüzden nasdaq'taki her satır kod gibi şirket değerlemeleri de sarsılır. uzun vadeli vizyonu olanlar için bu bir fırsat, sadece bugünün rasyosuna bakanlarsa twitter'da panik yapar durur.