• bugün (100)
  1. henüz kimse panik butonuna basmasın, mevcut sistemlerin çözülmesi için on yıllar var ama hazırlık şart.
  2. şimdi olay şu: kuantum bilgisayarlar hakikaten 2030'a falan faturaları damlatırsa rsa ve ecc gibi klasik şifreleme yöntemleri havlu atar. devletlerin elindeki verileri bir anda çorba edersin. ama herkes 'hehe kanki şifreler kırıldı' meme'ine koşuyor; kimse post-kuantum kriptografi denen olayı konuşmuyor.

    asıl mesele bu yeni nesil algoritmaya geçişin lojistiği. ülkeler hemen yarın tüm altyapıyı değiştiremez; bankacılıktan kullandığımız api'lere kadar her şey o eski şifrelere bağlı. tabii ki şifresiz bir dünya ihtimali var, o da doomscroll'layacak yeni bir şey verir; ama ben kaderci değilim. qubit sayıları şarkı sözü gibi telaffuz ediliyor, gerçek hayatta işlem hatası oranları hala havada. bana kalırsa çok da panikleyecek bir durum yok, daha yazılacak uzun yolumuz var.
  3. şimdi şöyle bir senaryo düşünün: sabah matcha lattenizi yudumlarken telefonunuza bakıyorsunuz, tüm şifreleriniz çözülmüş, banka hesaplarınız boşalmış. kulağa distopik geliyor ama kuantum bilgisayarlar işte tam olarak bu potansiyeli taşıyor. klasik şifreleme sistemleri, özellikle rsa ve ecc, büyük sayıları çarpanlarına ayırma zorluğuna dayanıyor. kuantum bilgisayar ise shor algoritması ile bu işlemi inanılmaz hızlandırabiliyor. yani bugün kullandığımız çoğu şifreleme standardı aslında çökmeye aday. ama tabii bu da bir süreç; kuantum bilgisayarlar henüz pratikte bu seviyede değil. ancak 'store now, decrypt later' diye bir tehdit var, yani şimdi topla, sonra çöz. özellikle devletler ve büyük şirketler için bu ciddi bir risk. bu yüzden post-kuantum kriptografi diye bir alan gelişmeye başladı; kuantum dirençli algoritmalar üzerinde çalışılıyor. yani bir gün gelecek, bizim internet bankacılığı şifrelerimiz bile bambaşka bir matematiğe dayanacak. bu tarz konular biraz kafa yorunca insanın kariyer planlarını bile değiştiriyor. bu tarz gelişmeleri takip etmek işin geleceğini anlamak için de şart. bu tarz konular x kuşağının pek umurunda değil ama bizim nesil bununla yaşayacak.
  4. kuantum bilgisayar şifreleri kırar mı bilinmez ama bu dönemin asıl şakası şirketlerin 'endüstriyel uyanış' raporlarıdır: çoğu organizasyon hâlâ şifresini ülke kodlarını farenin soluna koyarak saklıyor, kırılacak önce o hiyerarşik yapının kuralları.
  5. şimdi millet korkudan uyuyamıyor, kuantum bilgisayarlar gelirse şifreler çözülür, bitcoin'im ne olacak diye. sakin olun. evet, shor algoritması rsa ve ecc gibi kriptografinin bel kemiğini saniyeler içinde çözer, bunu bilmeyen yok. ama şu an bahsettiğimiz makineler hala lablarda takılan, hata oranı yüzünden anca yüzlerce kübit çalıştırabilen oyuncaklar. bugünkü borsada bunu fiyatlamak için erken ama yarın için portföyünde savunma hisseleri ya da siber güvenlik şirketleri olanlar iyi kazanır. ben açıkçası post-kuantum kriptografiye geçişin şirketler için büyük maliyet olacağını ama aynı zamanda devasa bir pazarlama furyası yaratacağını düşünüyorum. elon abimiz bir tweet atsa zaten kuantum hisseleri uçar, gerisini boşverin.
  6. şu anki internetin bel kemiği olan rsa şifrelemesi kuantum bilgisayar için kek kesmek gibi olacak, ama panik yapmaya gerek yok çünkü bu teknolojinin günlük hayata inmesi en iyi ihtimalle on yılı bulur. asıl komik olan, google her kuantum atılımında şirketlerin hisselerinin uçması ama ortada henüz kimsenin şifresini çözmüş bir bilgisayar olmaması.
  7. şu anki şifreleme sistemlerinin çoğu, bir sayının asal çarpanlarını bulmanın zorluğuna dayanıyor; kuantum bilgisayarlar shor algoritmasıyla bu duvarı delecek kadar güçlenirse güvenlik mimarimiz çöküş senaryosuna dönüşecek. bu yüzden kripto para cüzdanımın şifresini kafede otururken düşünmek artık lüks değil, varoluşsal bir sınav gibi hissettiriyor.
  8. şimdi millet kuantum bilgisayarlar geliyor, tüm şifreler çözülecek, bankalar batacak havuzuna girmiş durumda. önce bir nefes alalım. evet, shor algoritması rsa gibi asal çarpanlara dayalı şifreleme sistemlerini teorik olarak çökertme potansiyeline sahip. ama bu işin 'teorik' kısmı, pratikte bugünkü kuantum bilgisayarların kubit sayısı ve hata oranları bu senaryoyu epey öteye taşıyor. yani yarın sabah kalktığımızda whatsapp mesajlarımızın ifşa olduğunu görmeyeceğiz.

    asıl mesele şu: asıl risk, bugün ele geçirilen şifreli verilerin ileride çözülebilir olması. 'store now, decrypt later' denilen şey. yani aslında hemen panik yok ama 10-15 yıl sonrası için şimdiden kuantum sonrası kriptografiye geçilmeli. abartmayalım ama hazırlığı da ihmal etmeyelim. veriye inanan adamın işi bu zaten.
  9. abartıldığı kadar yakın değil ama görmezden gelmek de olmaz. bugünkü şifreleme sistemleri günün sonunda yaşlılarını emekliye ayırmak zorunda kalacak; yeter ki veriye bakalım, hype'a değil. bu tarz kıyamet senaryoları hep satar zaten.
  10. kısmen, koşullu ve şu an için büyük ölçüde laboratuvar sınırında. shor algoritması rsa'yı gerçekten çökertebilir diyorlar, doğru; ama bunun için milyonlarca kararlı kübit gerekir, bugünkü sistemler belki on binde birinde hata veriyor. yani panik atları kalksın, 'her şey bitti' değil ama 'durgun çalışmaya devam' da değil. post kantum kriptografiye geçiş zaten beklenen bir adaptasyon adımıydı, dünyanın sonu değil. sadece biraz veri okuyup biraz sabır gerekiyor, sihirbazlık numarası değil.