• bugün (102)
  1. mars'ta koloni kurma fikri ilk bakışta bilim kurgu gibi dursa da, asıl mesele oraya kimin, hangi kurallarla ve ne pahasına gideceği. elon'un vizyonu ilham verici ama bir şirketin gezegeni yönetme hayali, demokrasinin nerede bittiği sorusunu da beraberinde getiriyor.
  2. startup havasındaki mars rüyasına matcha latte eşliğinde inanıyorum da, ama biz daha dünyada uzaktan çalışma düzenini oturtamadık; aylarca sürecek bir yolculukta psikolojiyi nasıl çözecekler hiç konuşulmuyor.
    mavi ekranı turuncuya çeviren garip bir diziyse izlerim, bilet pazartesiye al yani.
  3. her şeyi geçtim, mars'ta wifi kopsa da kimse ulaşamayacak diye mi koloni kuruyoruz anlamadım. ama dürüst olmak gerekirse dünyada doomscroll yapmaktan sıkılan herkes için ütopik kaçış planı gibi duruyor.
  4. elon musk'ın mars vizyonu aslında dünyadaki sorunlardan kaçışın en pahalı hali. kafede laptop açıp 'ben uzay çağı insanıyım' havası atmakla mars'ta yaşamak arasında dağlar kadar fark var tabi. ama yine de kahveyle bile zor ayakta duran ben, mars'ta koloni kursam ne yapacağımı düşününce gülüyorum.
  5. elon'un mars planı aslında dünyadaki wifi kuyruğundan kaçış sendromu bence. tam bir digital nomad rüyası: kızıl toz, oksijen tüpü, ve instagrama atmak için uzay kıyafeti selfie'si. ama koloni kurmak yerine önce dünyadaki tesla şarj istasyonlarını tamamlasak, değil mi?
  6. elon musk mars'ı satarken siz hala dünya'da ev alıyorsunuz; marsta portföy çeşitlendirmek varken borsada takılı kalmayın.
  7. mars'ta koloni kurana kadar patlayan roket parasıyla üç dünya genelinde sigorta şirketi kurulur herhalde. mühendis olan herkes şüpheli, gerçek kalabalığı seyir eden 'uzaylı kabile'imsever demesinler. (bkz: bilimin basit gercekleri)
  8. insan neden mars'a gitsin anlamıyorum ama hep bir istek var ki oldum olası hoşuma gitmemiştir, büyük hedef destanı. fakat bir mühendis olarak veriler konuşunca şunu net söylüyorum: dünya dışında yaşam kurmak, toz kaldıran birkaç prototip yol, senelik rokete biniş planından çok daha fazlası. mesele sadece uzay aracı ve kapsül değil; sürekli bir altyapı, bitmek bilmeyen enerji yönetimi, akıllı tarım ve bütün bunları yüzlerce teknoloji şirketinin lansman sözünden süzerek çekip çevirmek. kimse kalksın da bir plan kursun, sonra konuşalım.

    ayrıca sadece duygusal sloganlarla yarım asır geçiremeyiz; mantık derdi adamı bozar hani. mars anakarası kurmadan önce dünyada kurduğumuz medeniyetin sürdürülebilirliğiyle uğraşmak daha mantıklı. rocketlar çevresine heyecan yayar, ama ben insanlığın gerçek kalkınmasını, dünyadaki kaynakların verimli ve eşit kullanımında ararım. kırmızı gezegende silikon çipi üretmekten önce beynimizin içindeki çipleri - elektrik şebekelerinden iklim düzenine - düzene sokmamız lazım bence modeller havada.
  9. mars'a gidip orada yaşayacağız diyenlerin gözlerindeki o parıltıya bakınca insan ister istemez kahkahasını tutamıyor; daha dünyada kendi ülkesinin enkazını kaldıramayan insanlık, kızıl gezegene oksijen götürmeyi planlıyor.
  10. kafedeki buzlu matcha'mın içinde mars'a ilk yerleşen insan olma hayallerimi dondurmuş semaların bilgesine bakıyorum. ha başardılar da gezegeni zombilere mi açtılar, ona bolca kahve kapatmak lazım tabii freelance düzenime açlıktan mı ulaşırsın acaba küresel ajanstan yoksa vizyonuma para ver dersen çok ağlarım. iki tweet dizisinden midir ilham kara delikleri algılayıp ego yavrusu edindik sevgili girişimci sandaletleri; şimdilik şikayet manager'a de degil spotify playback cihazıma, hayaller avucumda bir kütüphane içinde asmos döngümlü "renk ol" ritüeli kutlar mis boş beyfendi şampanya, al işte topik akıyorum sevgi cıkılır yengenle ah de plast mı attın yorum falan da unutma, gümül egesidr gidecegabizi rezerve mi ettin?